(4721 S. K. m. 683) (3402 S. K. m. 12)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.06.2005 gününde verilen dilekçe ile men'i müdahale, kal ve sözleşmenin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 19.07.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Dava ile mülkiyeti davacıya ait 23 parsel numaralı taşınmaza doğu bitişik 21 parsel maliki davalı Mustafa İncirbölen tarafından merdiven kurmak suretiyle elatılan ve krokide A harfi ile gösterilen 7,67 m2'lik bölüm ile B harfi ile gösterilen ve yine davalı tarafça elatılan 21,96 m2'lik bölümlerden davalının el çektirilmesine karar verilmesi istenmiş ve mahkemece, her iki istemin de hüküm altına alınması üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflara ait taşınmaz çapları kadastro yolu ile 1990 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki davanın açıldığı tarihe kadar 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen sürenin de geçmiş bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı parseline taşkın biçimde, davalı evine çıkışı sağlayan merdivenin bu taşkınlığı düzenlenen fen bilirkişi raporları ve tarafların kabulü ile de sabittir. Önceden tespit edilen bu olgu nedeniyle taraflar 18.02.1996 tarihinde bir araya gelerek davalı parseline yapılan evin üst katına çıkışı sağlayan ve davacı parseli üzerinden kurulan merdivenin yerinde kalması koşulu ile davalı tarafça davacıya 5.000.000.lira ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı, şimdi mülkiyet hakkına dayanarak açtığı iş bu dava ile bu merdivenin kaldırılmasını istediğine göre davalıdan 18.02.1996 tarihinde aldığı 5.000.000.TL.yi de davalıya iade etmesi gerekir. Bu bedel güncelleştirilerek davalıya ödeninceye kadar kal'e karar verilmesi doğru değildir. Hüküm açıklanan bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bend uyarınca hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy