(4721 S. K. m. 724) (3194 S. K. m. 18) (YHGK. 03.02.1993 T. 1992/14-688 E. 1993/30 K.)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.10.2003 gününde verilen 5 adet dava dilekçesi ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.6.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava ve bu dava ile birleştirilen dört ayrı davada, davacılar dava konusu 2233 parsel sayılı taşınmazın bir kısmını önceki maliki Günay Saygın'dan haricen satın alarak aldıkları kesimlere iyiniyetle ayrı ayrı binalar yaptıklarını, davalının da bu durumu bilerek taşınmazı tapudan satın aldığını ileri sürerek, Medeni Kanunun 724. maddesi uyarıca bina yaptıkları kesimlerin ifraz edilerek adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece, davacıların binalarının bulunduğu kesimin ifrazının mümkün olmadığı, ancak pay tescilinin mümkün bulunduğu gerekçesi ile davacıların binalarının bulunduğu kesime isabet eden arsa payları belirlenmek suretiyle belirlenen bu payların davacılar adına ayrı ayrı adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- 3194 sayılı İmar Yasasının 18/son maddesi Veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan, Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yoluyla satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz. hükmünü içermektedir.
Bu hükümde her ne kadar imar planı olmayan yerlerde yapılaşma amacına yönelik olarak arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları ve satış vaadi sözleşmeleri yapılamayacağından söz edilmiş ise de, Hukuk Genel Kurulunun 3.2.1993 tarih 688-30 sayılı kararında değinildiği üzere anılan madde ile getirilen sınırlandırma, imar uygulamasına geçilmeyen yerlerdeki çarpık yapılaşmayı önleme amacına yöneliktir. Diğer bir anlatımla, bir yerde tasdikli uygulama imar planı yoksa bu alanlarda yasadaki ayrık durumlar hariç her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parsellerin hisselere bölünmesi mümkün değildir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın bulunduğu Aşağıkızılca köyünün İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 8.11.2004 tarihli kararı ile Büyükşehir belediyesine bağlandığı, taşınmazın halen tapuda tarla vasfı ile kayıtlı olduğu ve uygulama imar planının bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar, Kemalpaşa ilçesi Belediye Başkanlığınca dava konusu taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu gereği ifrazının mümkün olmadığı ancak, hisse oranında tescilinde sakınca bulunmadığı bildirilmiş ise de; Tasdikli uygulama imar planı bulunmayan dava konusu taşınmazın yazılı olduğu şekilde hisselere bölünmesi çarpık yapılaşmanın önlenmesini amaçlayan 3194 sayılı Yasanın 18/son maddesine aykırılık teşkil edeceğinden karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1 bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 21.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy