(818 S. K. m. 81)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.09.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece satış bedelinin tamamı davacı tarafından ödenmediğinden, kendi edimini yerine getirmeyen davacı sözleşmenin karşı tarafından borcun ifasını isteyemeyeceğinden dava reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten; taşınmaz mal satış vaadi sözleşmeleri iki taraflı (karşılıklı) borç yükleyen sözleşmelerdendir. Mahkemece doğru olarak saptandığı üzere Borçlar Kanunun 81. maddesi hükmünce karşılıklı borç yükleyen akitlerde kendi borcunu ifa etmiş veya ifasını teklif etmemiş olan kimse karşı taraftan borcun ifa edilmesini isteyemez. Somut olayda davacının dayanak yaptığı biçimine uygun düzenlenen 27.03.1998 günlü sözleşmede satış bedelinin 30.000.000 TL olduğu bunun 20.000.000 Lirasının satış vaadi borçlusuna ödendiği kalan 10.000.000. Lirasının ise bu taşınmaz için alınmış ve alınacak olan krediye mahsup olmak üzere satış vaadi alacaklısı uhdesinde bırakıldığı, kredi borcunun alıcı tarafından (davacı tarafından) ödeneceği yazılıdır. Bunun sonucuna göre davacı alıcı taşınmaz için vaad borçlusunun kullandığı krediyi onun adına ilgili bankaya ödemeden, tescil talebinde bulunamaz. Davacı açtığı ferağa icbar suretiyle tescil istemli bu davada aynı zamanda borcunun ifasını karşı tarafa teklif eylemiş sayılacağından, sözü edilen yasa hükmü uyarınca yargılama aşamasında ifayı teklif eyleyen davacıya borcunu ifa etmek üzere uygun bir süre verilmeden dava reddolunamaz. Böyle olunca, mahkemece dava dışı Emlak Bankası veya onun kanuni temsilcisi bankadan çekişme konusu 5 numaralı bağımsız bölüm için vaad borçlusu davalı Yasin Sütçü'ye kullandırılan toplu konut kredisinden ötürü bankaya olan borç dökümü sorularak saptanmalı, vaad borçlusunun borcu ilgili bankaya davacı tarafından kapattırılarak öncelikle edim yerine getirildiği takdirde istek hüküm altına alınmalı aksi takdirde şimdiki gibi dava reddolunmalıdır.
Mahkemece bu yön üzerinde durulmaksızın davanın eksik inceleme ve araştırmayla reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy