(4721 S. K. m. 1027)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 7.7.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.7.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, miras bırakan babası Mevlüt Çalış'a ait 195 ada 37 parsel sayılı taşınmazda miras bırakanın Ömer olan baba adının Süleyman yazıldığını, kendisine ait 178 ada 19 parsel sayılı taşınmazda Çalış olan soyadının Çalışkan, Mevlüt olan baba adının Süleyman olarak, 147 ada 115 parsel sayılı taşınmazda da Çalış olan soyadının Çalışkan olarak yazıldığını ileri sürerek kimlik bilgilerinin düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece istem hüküm altına alınmış; hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalının 195 ada 37 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- Davalının 178 ada 19 ve 147 ada 115 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içinde bulunan kadastro tespit tutanaklarının incelenmesinden, 178 ada 19 parsel sayılı taşınmazın aslen senetsiz yerlerden olduğu ve Süleyman oğlu Ömer Çalışkan'a ceddinden intikal ettiği, 1952 yılında ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılarının kimler olduğunun bilinmediği belirtilerek beyanlar hanesine ölü olduğu yazılmak suretiyle tespitin yapıldığı, 147 ada 115 parsel sayılı taşınmazın da aslen senetsiz yerlerden olduğu ve Mevlüt oğlu Ömer Çalışkan'ın 1943 yılında öldüğü, mirasçılarının kimler olduğunun bilinmediği belirtilerek aynı şekilde ölü olduğu belirtilmek suretiyle tespitin yapıldığı görülmüştür. Yargılamalar sırasında dinlenen tespit bilirkişileri de, bu taşınmazların davacıya ait olmadığını aynı isimdeki dedesine ait olduğunu söylemişlerdir.
Kadastro tespit tutanakları, tespit bilirkişilerin yeminli beyanları ve tüm dosya kapsamı ile 178 ada 19 ve 147 ada 115 parsel sayılı taşınmazların 1950 doğumlu davacıya ait olmadığı anlaşılmaktadır. Bu parseller yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine bazı görüş ve düşüncelerle bu parsellere ilişkin istemin de hüküm altına alınması doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davalının 195 ada 37 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte yazılı nedenlerle davalının 178 ada 19 ve 147 ada 115 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu parseller yönünden BOZULMASINA, 21.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy