(4721 S. K. m. 747) (1086 S. K. m. 363)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 3.12.2004 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkına müdahalenin önlenmesi ve karşılık davada geçit hakkının iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, karşılık davanın kabulüne dair verilen 29.9.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve karşı davalı Yücel Kurtuluş vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, geçit hakkına elatmanın önlenmesi, karşı dava ise geçit hakkının kaldırılması istemleriyle açılmıştır.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü asıl davanın davacısı temyiz etmiştir.
Düzenlenen 21.4.2005 tarihli krokide 2610 parsel malikinin geçit yeri olarak 687 parselden yeşil ile boyalı kısmı kullandığı anlaşılmaktadır. Bu parsel malikince her zaman tapuya dayalı elatmanın önlenmesi davası açılabileceğinden 2610 parselin geçit ihtiyacı içinde olduğu ve daha önce 2610 parsel lehine kurulan geçitten elatmanın önlenmesi isteminde bulunmakta hukuki yararı olduğu kabul edilmelidir. Mahkemece her ne kadar sözü edilen krokide pembe ile boyanın yerin yol olduğu kabul edilmişse de davacı vekilinin temyiz dilekçesine eklediği 30.10.2005 tarihli Belediye yanıtından, 2610 parselin ulaşımını sağlayacak, fiilen kullanılan bir yolu bulunmadığının, kaldı ki yol üzerindeki binanın kamulaştırılmadığının bildirildiği görülmektedir.
Belediyenin bu yanıtı bilirkişinin 21.4.2005 tarihli raporu, sonuç bölümüyle çelişkilidir. Gerçekten, 2610 parselin yol olarak terkin edilmiş ve fiilen kullanılmakta olan bir yolu olmadıkça geçit ihtiyacı süreceğinden lehine hükmedilen geçit hakkı kaldırılamaz. O halde mahkemece yerinde yeniden keşif yapılarak mevcut çelişki üzerinde durulmalı her iki istem hasıl olacak sonuç doğrultusunda yeniden değerlendirilmelidir. Eksik araştırma ve incelemeyle davaların yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy