(2762 S. K. m. 27)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 23.8.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.12.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı Vakıflar İdaresi Vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 251, 695, 697 ve 699 parsellerdeki vakıf şerhinin terkini istemiyle açılmıştır.
Mahkemece 695, 697 ve 699 parseller üzerindeki şerh kadastro tespitinden 10 yıl geçtikten sonra konulduğundan dava kabul edilmiş 251 parsele vakıf şerhi konulmasından dava tarihine kadar 10 yıl geçirildiğinden ve böylelikle Vakıflar İdaresi yararına hak düşürücü süre gerçekleştiğinden bu parselle ilgili istem reddedilmiş hükmü taraflar temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı Vakıflar İdaresinin 697 ve 699 parsellere yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- 695 parsel sayılı taşınmaz paylı mülkiyet rejimine tabi olarak davacılar ve miras bırakanları dışında Emin, Hacile Kalfaoğlu, Sadiye Kılıç ve Selviye Özdemir adlarında kayıtlıdır. Bu kişiler tarafından açılmış bir dava bulunmadığından davanın davacılar payı yönünden kabulüyle yetinilmesi gerekirken tüm kayıt maliklerinin açtığı dava varmışçasına vakıf şerhinin 695 parselin bütününden terkini doğru olmamış kararın bu nedenle davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacıların 251 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Gerçekten 251 parselin kadastro tespiti sırasında kayıtlara Sultanbeyazıt Vakfı şerhi işlenmiştir. Vakıflar İdaresinin böyle bir şerh yazımındaki yararı taviz bedeli ödenmesini sağlamaktır. Başka bir anlatımla, konulan şerh sahih bir vakfa ait ise bu şerh kayıt malikinin saptanacak taviz bedelini ödemesiyle, gayrisahih vakfa ait ise taviz bedeli ödenmeksizin kaldırılabilecektir. Vakıf türünün belirlenmesi ve belirlenen vakıf türüne göre taşınmazda vakfın bir hakkı kalıp kalmadığının önemi bu noktadır. Yoksa kayıt maliki bunu doğrudan Vakıflar Genel Müdürlüğünden isteyebileceği gibi, kabul görmezse şerh sahih bir vakfa ait olsa bile taviz bedelini ödeyerek mahkemeden de talep edebilir. Olayın 2.4.2004 tarih ve 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile bir ilgisi yoktur. Böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş Sultanbeyazıt Vakfının taviz bedeline tabi vakıflardan olup olmadığını belirlemek taviz bedeline vakıflardan ise ödenmesi zorunlu taviz bedelini saptamak bu bedeli davalı idareye ödenmek üzere depo ettirmek şerhin kaldırılması için taviz bedeli ödenmesi gerekmiyorsa 251 parselle ilgili davayı da kabul etmek olmalıdır.
Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan 251 parsele ilişkin davanın yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru olmamış kararın açıklanan sebeplerle bozulması gerekmiştir
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı idarenin 697 ve 699 parsellerle il ilgili temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle 695 parsele yönelik hükmün davalı idare 3. bent gereğince de 251 parselle ilgili hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy