(1086 S. K. m. 237) (4721 S. K. m. 764)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.8.2004 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.12.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapu kayıtlarındaki vakıf şerhinin terkini istemiyle açılmıştır. Mahkemece kesin hüküm nedeniyle istem reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
HUMK. nun 237. maddesi uyarınca kesin hükümden söz edebilmek için davanın taraflarında konusunda ve dayanılan hukuki sebepte birlik olması gerekir. Gerçekten mahkemenin doğru olarak saptadığı üzere kesin hükmün varlığı davanın görülmesini engelleyen olumsuz dava koşulları arasındadır.
Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/473 Esasında kayıtlı dava Vakıflar İdaresi tarafından eldeki davanın davacısı Osman Cengizhan Alkonak'da davalı gösterilerek ve 33 parsele Şehzade Sultan Mehmet Vakıf şerhinin işlenmesi istemiyle açılmıştır. İstemin dayanağı ise anılan taşınmaz öncesi 25 parsel iken bu kayıt üzerinde konulması istenen şerhin bulunduğu ancak bu şerhin tapulama ifraz ve el değiştirmeler sırasında işlenmediği iddiasıdır. Mahkemece dava Medeni Kanun'un 764. maddesi gereğince kabul edilmiş, bu hükümde Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Görülüyor ki, önceki davada başlangıçta varolan şerhin el değiştirme sonucu oluşan kayıtlara yansıtılmadığı hukuki nedenine dayanılmış iken eldeki davada kayıtlara şerh edilen vakfın gayrisahih yani taviz bedeline tabi olmayan vakıf iddiasına dayanılmıştır. Her iki davada hukuki sebep farklılığı söz konusu olduğundan Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1.7.2000 tarih 1999/473-663 sayılı kararı bu dava için kesin hüküm oluşturmaz.
Bütün bu nedenlerle mahkemece yargı önüne getirilen çekişmenin esası incelenerek bir hüküm kurulması gerektiği halde koşulları oluşmamış iken kesin hükümden söz edilerek davanın reddedilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.04.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy