(1086 S. K. m. 455)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 7.11.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda murise ait soy isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.2.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava nüfus bilgilerine uygunluk göstermeyen tapu kaydındaki bilgilerin düzeltilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, istem ve davacının tavzih talebi kabul edilmiş asıl kararı ve tavzihe ilişkin 6.3.2006 tarihli kararı davalı Tapu Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir.
1- Mahkemece yargılamanın bitirildiği 15.2.2006 tarihli duruşma tutanağına geçirilen kısa kararda davacının murisi Hüseyin'in kayıtlara Özkan olarak yazılan soy isminin Özgan şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, ancak sonradan yazılan gerekçeli kararda hüküm fıkrası davacının murisinin Şahin olan soyadının Kamil oğlu Şahin Şahan olarak düzeltilmesine şeklinde kurulmuştur. Görülüyor ki; duruşma tutanağına geçirilen kısa kararla sonradan yazılan gerekçeli kararın hüküm fıkraları çelişkilidir. 10.4.1992 tarih 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararıyla, kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması mutlak bozma nedeni sayıldığından, kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2- HUMK. nun 455. ve devamı maddelerine göre hükümlerin tavzihi hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya birbirine zıt fıkraları ihtiva etmesi halinde hükmün icrasına kadar iki taraftan her birinin isteyebileceği kanun yoludur. Tavzih yoluyla hükümdeki kapalılıkların veya birbirine zıt fıkraların ortadan kaldırılması istenebilir. Somut olayda olduğu gibi kısa kararla gerekçeli karar arasında fark varsa bu farklılığın giderilmesi için tavzih yoluna değil hükmün Yargıtay'ca incelenmesi için temyiz yoluna başvurulabilir. Mahkemenin tavzihe ilişkin koşullar yerinde olmadığından davacının tavzih talebini kabul ederek yeni bir hüküm fıkrası tesis etmiş olması da tüm bu sebeplerle yerinde olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının, 2. bentte açıklanan nedenlerle 6.3.2006 tarihli tavzih kararının BOZULMASINA, 11.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy