(2709 S. K. m. 168) (927 S. K. m. 1)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.03.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.12.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davada, 1937 tarih 1297, 1303 ve 1305 sayılı vergi kayıtlarına dayanan davacı Belediye Tüzel Kişiliği kadastro sonucu davalı Belediye Tüzel Kişiliği adına tescil edilen 2444, 2445, 2446, 2447, 2448 ve 24450 parsel sayılı taşınmazların mera olduğunu ileri sürerek kayıtların iptalini ve mera vasfıyla Belediye adına tescilini istemiştir.
Davalı Belediye Tüzel Kişiliği dava konusu alanın sıcak su kaplıcası olduğunu Sivas Belediyesi imar planı dahilinde kaldığını ve turizm sahası olarak ilan edildiğini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş, hükmü davalı Sivas Belediyesi temyiz etmiştir.
Çekişmeli taşınmazlar 1974 yılında yapılan kadastro tespitinde 23.9.1960 tarih ve 59 numaralı tapu kaydına dayanılarak davalı Belediye adına tespit görmüştür. 23.6.1960 tarih ve 59 numaralı kayıt 3.11.1951 tarih ve 3 numaralı tapu kaydından gelmektedir. Bu kaydın Yıldızeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.10.1950 tarih ve 26/183 sayılı ilamı ile dava dışı Sivas İl Özel İdaresi adına oluşturulduğu, Valiliğin yaptığı satış sonucunda davalı Belediyeye geçtiği anlaşılmaktadır. 3.11.1951 tarih 3 numaralı tapu kaydında taşınmazların niteliği Maa Müştemilat Sıcak Çermik olarak yazılıdır. Esasen bu durum yapılan keşif sırasında da saptanmış bulunmaktadır.
Sıcak ve Soğuk Maden Sularının İstismarı ile Kaplıcalar Tesisatı Hakkındaki 927 sayılı Kanun uyarınca bu nitelikteki bir yerin özel mülkiyete konu teşkil etmesi olanaksızdır. Bundan ayrı Türkiye Cumhuriyeti Anayasanın 168 nci maddesinde de Tabii Servet ve Kaynak niteliğindeki bu gibi yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu vurgulanmıştır. Her ne kadar Tabii Servet ve Kaynakları arasından sayılan sıcak suların mülkiyeti özel ve tüzel kişilere devredilemese de kaplıca ve sıcak su olarak işletme imtiyazının devri mümkündür.
Yerinde yapılan keşif sonucu eylemli durumda dava konusu arazi üzerinde kaplıca işletmelerinin bulunduğu saptanarak 3.11.1951 tarih 3 numaralı tapu kaydındaki taşınmazın sıcak çermik niteliği doğrulanmış bulunmaktadır. Her ne kadar ziraatçı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda taşınmazın mera özelliğini kaybettiği belirtilmiş ise de, bu görüşün bilimsel bir dayanağı yoktur. Davacı Belediyenin zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydı da davanın kabulüne dayanak yapılamaz. Bütün bu anlatımlardan sonra mahkemece az yukarıda sözü edilen 927 sayılı Yasa ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasanın 168 nci maddesi hükümleri gözetilerek şifalı sıcak su alanlarının Tabii Servet ve Kaynaklardan olduğunun kabulüyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken salt vergi kayıtlarına bakılarak davanın kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 23.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy