(3402 S. K. m. 16)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 27.06.2005 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.03.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, yola elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemece dava kabul edilmiş hükmü davalı temyiz etmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesince yollar paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi ya da tanık sözleriyle kanıtlanan orta malı taşınmazlardandır.
Dosya kapsamından dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede kadastro uygulaması yapılmadığı, tarafların çekişmeli mevkii zilyetlik hükümlerine göre tasarruf ettiği anlaşılmaktadır. Keşifte bilgilerine başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıklar krokide A harfi ile gösterilerek sarı ile boyanan taşınmaz bölümünün kadim yol olmadığını bu yerin miras yolu ile geçen zilyetlik ve taksim hükümlerine göre davalı tarafından kullanıldığını, taksimden sonra da tel çitle çevirerek muhafaza altına aldığını davacının kullanımının davalının rızasına dayandığını ifade etmişlerdir. Böyle olunca tahsis edilmeyen ve kadim yol olmadığı anlaşılan ayrıca davalının rızasıyla zaman zaman bu yerin yol olarak kullanılmasının davacıya bir hak sağlamayacağı düşünülerek açılan davanın reddine karar verilmesi yerine delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy