(1086 S. K. m. 388, 389)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.01.2004 tarihinde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.07.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece istem 3.6.2005 tarihli bilirkişi raporuna gönderme yapılarak o raporda belirlenen işlemlerin davalı tarafından yerine getirilmesi koşuluyla kabul edilmiş, hükmü taraflar temyiz etmiştir.
HUMK. nun 388. maddesine göre verilen kararlarda taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde gösterilmesi gerekir. Kanunun 389. maddesi de bu doğrultudadır. Aksi durumda taraflar hükmün infazı sırasında yeni bazı çekişmeler içine düşer ve açılan dava başka başka değişik davaların açılmasına neden olur.
Somut olayda; her ne kadar mahkeme 03.06.2005 tarihli bilirkişi Barış Çetinkaya tarafından düzenlenen rapora gönderme yaparak istemi kabul etmiş ise de, bilirkişi raporu bir krokiye bağlı olmadığı gibi yapılması önerilen işlerin hangi boyutlarda hangi malzeme kullanılarak ve nasıl yapılacağı raporda gösterilmediğinden yapılan gönderme ile hüküm kurulması HUMK. nun 388 maddesine aykırı olmuştur.
Karar açıklanan bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istem halinde yatırana iadesine, 14.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy