(2004 S. K. m. 91)
Davacı tarafından, davalı ve ihbar edilen davalılar aleyhine 22.04.2005 tarihinde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki haciz ve tedbir şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.12.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, Bakırköy Kartal Tepe Mahallesi 144 ada 34 ve 35 parsel s. taşınmazlarda davalı Hüseyin Yılmaz'a ilişkin bulunan 144/3200 payın iptali için açtığı davanın kabulüne karar verilen ve kesinleşen Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.10.2003 gün 1999/803 Esas, 2003/998 karar s. ilamının infazını ilgili tapu sicilinden istediğini ve parsellerdeki Hüseyin'e ilişkin payın kendisi adına tescil edildiğini, ne var ki, taşınmazların Hüseyin Yılmaz uhdesinde kayıtlı bulunduğu devrede bu kişiye ilişkin borçlardan ötürü birden çok haciz işleminin yapılarak kaydına şerh verildiğini, Hüseyin adına oluşan tapu kaydının yolsuz olduğu hükmen sabit olduğuna göre bu kayıtlar ile kendisinin sorumlu tutulamayacağını açıklayarak mevcut haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Tapu Sicilinde şerh ve beyanlar hanesine yazılan takyitler ve bu cümleden olanak konulan haciz şerhleri, taşınmazı ve kayıt malikini bir yüküm olarak doğrudan ilgilendirdiği gibi, bu şerhler ve varsa tedbirler ilgili kayıt lehtarının da doğrudan ilgilendirir. Bu cümleden olarak; tedbirin kaldırılması haciz şerhinin silinmesi gibi kararlar tedbir koyduranın ve hacze ait takip alacaklısının bu taşınmaz ile ilgisinin temelden kesilmesini sağladığından bu kişilerin davada doğrudan davalı safında yer almalarını gerektirir. Dosyaya getirtilen 34 ve 35 parsellere ilişkin tapu kaydında birden çok hacizler mevcuttur. Davacı bu hacizlerle ilgili icra takip dosyalarındaki takip alacaklılarını tesbit ederek husumeti bizzat onlara yöneltmesi gerekirdi. Bu kişilerin davaya katılmalarını sağlama yoluyla davada yer almaları kanuna uygun düşmez. Dava sırasında harçsız dilekçe ile Ziraat Bankası ve Bakırköy Belediyesinin davaya katılmış olmaları davanın hasmına açıldığı anlamına gelmez. Dava açılırken davalı safında yalnızca hükmen payı iptal edilen 34 ve 35 parsel paydaşı Hüseyin Yılmaz'ın gösterilmiş olması doğru hasma yöneltilmiş bir davanın varlığına yeterli değildir. Böyle bir davada eski kayıt maliki olsa olsa gerçek hasım tarafından davaya ihbar yolu ile çağırılabilir. Açıklanan bütün bu sebeplerle davanın reddi sonucu itibariyle doğru görüldüğünden hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacı temyiz itirazlarının reddine, hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 22.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy