(3402 S. K. m. 41)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.09.2005 tarihinde verilen dilekçe ile tapuda yüzölçümü düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.12.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesi ile temyiz dilekçesinin incelenmesinden anlaşıldığına göre;
Davacı Hazine, Tapu Sicil Müdürlüğünü hasım göstererek açtığı davasında Kadastro Yasası'nın 41. maddesi uyarınca Kadastro Müdürlüğünce re'sen yapılan düzeltmenin kaldırılmasını istemiş, yerel mahkeme, davacının davadan önce düzeltme işlemi için Kadastro Müdürlüğüne başvuruda bulunmadığı gerekçesiyle hiç bir inceleme yapmaksızın davanın reddine karar vermiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
3402 S. Kadastro Yasanın 41. maddesi Kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan, ölçü tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar, ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce re'sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz mal malikleri ile sair hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ gününden başlayan 30 gün içerisinde düzeltmenin kaldırılması yolunda Sulh Mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir hükmünü amirdir. Görüldüğü gibi, yapılan düzeltmenin kaldırılması için öncelikle Kadastro Müdürlüğüne başvurulacağına dair bir kayıt yoktur.
Bu halde mahkemece öncelikle yapılması gereken; davanın süresinde açılıp açılmadığını tespit etmek, süresinde açılmışsa esasını inceleyerek bir karar vermekten ibarettir. Bu hususlar göz önünde tutulmaksızın yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının yukarda açıklanan sebeple kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy