(5216 S. K. Geç. m. 2) (4342 S. K. m. 5)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.7.2002 gününde verilen dilekçe ile mera niteliği ile tescil edilen 706 sayılı parselin tapusunun iptali ve Hazine adına tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.2.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Köy Muhtarlığı ve dava dışı Yeni Mahalle Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine davalı Fevziye Köyü hudutları içersinde bulunan ve Mera Komisyonunun kararı sonucu mera vasfında olduğu saptanarak sınırlandırılan taşınmazın gerçekten mera olmadığını, 706 parsel sayısını alan çekişmeli yeri ağaçlandırılmak üzere üçüncü bir kişiye kiraya verdiğini, mera tespit ve tahdit işlemlerinin iptalini, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı köy yargılamaya katılmamış, davaya da cevap vermemiştir.
Mahkemece, 143716 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, hükmü davalı Köy Tüzel Kişiliği ve davada taraf durumunu almayan Yenimahalle Belediye Başkanlığı temyiz etmiştir.
1- HUMK. nun 427. maddesi uyarınca mahkemelerden verilen nihai kararlara karşı davanın tarafları temyiz yoluna başvurabileceklerinden davada taraf olmayan Yenimahalle Belediye Başkanlığı'nın temyiz dilekçesinin reddine,
2- Davalı Köy Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazlarına gelince;
Davalı köy temyiz dilekçesinde; 23.7.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 2. maddesi hükmünce Büyükşehir Belediye Sınırları içersinde kalan köylerin tüzel kişiliklerinin sona erdiğini ve mahalleye dönüştüğünü tüzel kişiliği kalkan köylerin mal varlıkları ile hak ve alacaklarının mahalle olarak katıldıkları Belediyeye geçtiğini, Fevziye Köyünün yasa uyarınca Yenimahalle Belediye Başkanlığı'na devredildiğini ancak tüzel kişiliğinin kalmadığını bildirmiştir. Davalı köyün bu iddiası husumet ehliyetine ilişkin olduğundan mahkemenin her aşamada resen gözetmesi gereken hususlardandır. O yüzden mahkemece öncelikle değinilen husus üzerinde durularak davalı Fevziye Köyünün hukuki durumunun 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi, varılacak sonuca göre davada Yenimahalle Belediyesi, Belediye Başkanlığı'nın taraf durumunu alıp almayacağının saptanarak taraf olması gerekiyorsa davanın Yenimahalle Belediye Başkanlığı huzuruyla görülmesi gerekir. Açıklanan hususun göz ardı edilmesi bozmayı gerektirir.
Diğer taraftan;
Davada sonradan 706 parsel sayısını alan Mera Komisyonuna ilişkin kararın iptali istenmiştir.
İncelenen dosya kapsamından çekişmeli 706 parselin 1953 yılındaki tapulama tespiti sırasında tescil harici bırakıldığı, yörede 4342 sayılı Mera Kanunu uygulaması yapıldığı teknik ekiplerce yapılan etüt çalışmaları sonucu mera olarak sınırlandırılmasının uygun bulunduğu teknik ekip çalışmalarına karşı Hazinenin Mera Komisyonuna yaptığı itirazının reddedildiği, Hazine tarafından eldeki davanın süresinde açıldığı görülmektedir.
4342 Sayılı Mera Kanununun 5/b maddesi hükmünce Devletin hüküm ve tasarrufunda veya Hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği anlaşılan yerlerin mera olarak saptanması köylere ve Belediyelere tahsisi olanaklıdır. Bu tür bir sonuca varılabilmesi için teknik ekiplerin evrak üzerinden ve arazide yaptıkları çalışmalar sonuçlarının bir etüt raporunda göstermeleri gerekir. Dosyadan Mera Komisyonunun itirazı reddeden kararı bulunmakta ise de; teknik ekiplerin etüt çalışmaları sonucunu gösteren bilgi ve belgeler bulunmamaktadır.
Her ne kadar, davacı Hazine 706 parsel sayılı taşınmazı ağaçlandırma çalışmaları yapmak üzere üçüncü kişilere kiraladığını iddia etmiş ve buna ilişkin kira sözleşmesini dosyaya ibraz etmiş ise de; bu olgu, taşınmazın mera niteliğini etkilemez. Ayrıca, dosyada mevcut ziraat bilirkişisi raporu taşınmazın keşif tarihindeki durumuna bakılarak düzenlenmiştir. Sorunun bilirkişilerce, 4342 sayılı Mera Kanununun 5/b maddesi çerçevesinde incelenip değerlendirilmesi gerekir.
O halde mahkemece, öncelikle Mera Komisyonuna bağlı teknik ekiplerin çalışmaları ve bu çalışmalarının sonucu düzenledikleri etüt raporları ilgili Mera Komisyonu Başkanlığından getirtilmeli, bundan sonra konusunda uzman ziraatçı bilirkişilerden oluşturulacak kurula yerinde yeniden keşif yapılarak 706 parselin hukuki durumu 4342 sayılı Kanunun 5/b maddesi çerçevesinde incelettirilmeli etüt raporunda ortaya konan bilgilerden de yararlanılarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın mera olarak tahsis edilecek veya 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi gereğince Hazine adına tescil edilecek yerlerden olup olmadığı bütün açıklığı ile incelenerek sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak kurulan hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 03.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy