(4721 S. K. m. 747)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.03.2003 tarihinde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.11.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, Türk Medeni Yasanın 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı yanın usulü işlemleri yerine getirmediğinden söz edilerek istem reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
İncelenen paftasında davacıya ilişkin 156 parsel s. taşınmazın mutlak geçit ihtiyacı içerisinde bulunduğu görülmektedir. Bilirkişi tarafından düzenlenen krokide uygun geçit yeri, dava edilmeyen 153 ve 152 parseller üzerinde işaretlenmiştir. Gerçekten mahkemenin uygun geçit yerini belirlerken taraf yararlarını gözetmesi zorunludur. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla beraber özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptaması yapılırken komşuluk hukuku ilkelerinin gözetilmesi gerekir. Burada önemli olan geçit ihtiyacında olan davacının subjektif arzusu değil, geçitin mahkeme gözetiminde objektif esaslara uygun belirlenmesidir.
Gerçekten Usul Hukukunda davaya dahil etme yoluyla davanın mevcut tarafları dışına taşınma olanağı yoksa da usul ekonomisi geçit davalarında olduğu gibi bazı durumlarda harçlı dava dilekçesi verilerek davanın sair parsel maliklerine yöneltilmesini zorunlu kılmaktadır. Dairemizin öteden beri uygulaması bu doğrultudadır. Kaldı ki, mahkemece davacıya uygun önel verilerek 152 ve 153 parsel malikleri aleyhine ayrı bir dava açtırması ve açılacak bu davanın eldeki davayla birleştirilmesi olanağı da vardır. O yüzden mahkemenin davanın reddi için gösterdiği gerekçe davaların en az giderle ve en seri biçimde bitirilmesi kuralına uygun düşmemiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş; az yukarda sözü edilen yöntemlerle davacıya 152 ve 153 parseller malikleri aleyhine dava açmak üzere olanak sağlamak, bilirkişinin gösterdiği gibi bir geçit imkanı olup olmadığını keşfen belirlemek, uygun geçit olduğu saptanırsa davacı parseli yararına bu güzergahtan geçit tesis etmek olmalıdır. Bu yönler bir yana bırakılarak davanın yazılı biçimde olduğu biçimde reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istem halinde yatırana iadesine, 29.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy