(4721 S. K. m. 719) (3402 S. K. m. 20) (1086 S. K. m. 284)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.10.2004 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.12.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Kadastro çalışmaları sırasında 16.000 m2 yüzölçümündeki 140 ada 10 parsel s. taşınmaz zilyedinin ne sıfatla ve ne kadar süredir kullanmakta olduğu bilinemediğinden tarla niteliğinde davalı Hazine adına tahdid görmüştür.
Geldisi 14.3.1958 gün ve 97 numaralı kayıt olan 30.7.1980 gün ve 7 numaralı kayda dayanan davacı, Hazine adına tahdid gören 140 ada 10 parsel numaralı taşınmazın tescilini istemiş, mahkemece istem hüküm altına alınmış, kararı davalı Hazine temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve bütün dosya içeriğine göre davalı Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Az yukarda sözü edildiği üzere davacı 30.7.1980 gün 7 numaralı tapu kaydına dayanmaktadır. Bu kayıt 14.3.1958 gün ve 97 sıra numaralı tapudan gelmekte olup, anılan tapu Kırklareli Sulh Hukuk Mahkemesinin 1956/229 Esasında açılan tescil davası sonucu davacının miras bırakanı Veli Bayram adına oluşturulmuştur. Hazinenin taraf olduğu anılan davada ihdas edilen tapu davalı Hazineyi bağlar. Ancak;
Türk Medeni Yasanın 719 ve 3402 s. Kadastro Yasanın 20. maddeleri hükmünce kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayanması halinde bunlar yerlerine uygulanabilir nitelikte ise, kayıt kapsamının harita plan ve krokideki sınırlara itibar edilerek tayini gerekir. Somut olayda; bilirkişinin düzenlediği 05.10.2005 günlü rapor ekindeki krokide dayanak kaydın kapsamı düz çizgiler halinde 10 parsel s. taşınmaz sınırları ise, kesik çizgilerle iç içe gösterilmiştir. Mahkemece, dayanak kaydın haritası içerisinde kalan kısmının yüzölçümü hesabı bilirkişiden alınacak ek raporla yaptırılarak açılan davanın yalnızca bu bölüme hasren kabulü gerekir.
Değinilen hususun gözetilmemesi bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda 1. bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 26.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy