(1086 S. K. m. 1, 8) (HGK. 29.3.2006 T. 2006/14-91 E. 2006/115 K.)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.3.2006 tarihinde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 29.3.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile 17.3.2006 gününde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Mahkemece sözleşmedeki değere bakılarak görevsizlik kararı verilmiş, hükmü davacılar temyiz etmiştir.
Davada 25.3.1997 tarihli biçimine uygun düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanılmıştır. Gerçekten, bu sözleşmede satımı vaad edilen dava konusu taşınmazın 2500.YTL değerinde olduğu yazılıdır. Az yukarda söylendiği üzere dava 17.3.2006 gününde açılmış, mahkemeden hukuki himaye bu tarihte talep edilmiştir. 492 s. Harçlar Yasasının 16. maddesince müdahalenin men'i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK. nun 1. maddesi gereğince de görev dava edilen şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Sair yandan taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran Sulh Mahkemelerinin görevini tayin eden 8. madde kapsamında da değildir. Tüm bunlar dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ait olduğu tartışmasızdır. Böyle olunca mahkemenin görevi belirlenirken sözleşmede yazılı değere bakmamak eldeki davanın gayrimenkulün aynına ait tapu iptali ve tescil davası olduğu düşünülerek dava konusunun davanın açıldığı gündeki değeri keşfen belirlenerek görevli mahkemeyi tayin etmek, şayet Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ise davayı esastan karara bağlamak gerekir. Yüksek Hukuk Genel Kurulu'nun 29.3.2006 tarih ve 2006/14-91-115 s. kararı da bu doğrultudadır. Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istem halinde yatırana iadesine, 22.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy