(4721 S. K. m. 1027)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.11.2005 tarihinde verilen dilekçe ile tapu malikinin davacı ile aynı kişi olduğunun tespitini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.12.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava; 4245 parsel maliki olduğunu iddia eden Hasret kızı Melahat Kaçar tarafından kayıt malikinin kendisi olduğunun tespiti istemi ile açılmıştır. Mahkemece istek hüküm altına alınmış, kararı davalı temyiz etmiştir.
Usul hukukunda tespit davaları müstakilen düzenlenmemiş ise de uygulama ve doktirinde dava açan kişinin korunması gereken mevcut bir hakkı varsa bu hakkın himayesi için mahkemeden tespit hükmü talep edebileceği kabul edilmektedir. Gerçekten dava konusu 4245 parsel Hasret kızı Melahat Kaçar adına kayıtlıdır. Mevcut nüfus bilgilerinden de davacının Hasret kızı Melahat Kaçar olduğu anlaşılmaktadır. Görülüyor ki davacının tespit talebinde bulunmakta hukuki yararı yoktur. Şayet Tapu Sicil Müdürlüğünce intikal işleminin yapılması için gerek olmadığı durumda bir tespit hükmü istenmekte ise davacının izlemesi gereken yol; mevcut davayı açmak değil, idari işlemin iptali için idari yargı yerine başvurmak olmalıdır. Davacının tespit davası açmakta hukuki yararı yokken, istemin hukuki yarar yokluğu sebebi ile reddi yerine esastan incelenerek hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 20.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy