(1086 S. K. m. 72, 74)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 1.7.2005 tarihinde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin silinmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.10.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 3093 parseldeki vakıf şerhinin kaldırılması istemiyle açılmıştır. Davanın devamı süresince ıslah talebinde bulunulmamış iken hüküm 4682 parsel yönünden kurulmuş ve bu parseldeki vakıf şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu çelişkinin maddi bir hatadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı da anlaşılamamaktadır. HUMK. nun 72. maddesi uyarınca Hakim iki taraftan birinin talebi olmaksızın resen bir davayı tetkik edemeyeceği gibi 74. madde gereği her iki tarafın iddia ve müdafalarıyla sınırlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Usul Yasasına aykırı oluşturulan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istem halinde yatırana iadesine, 20.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy