(3402 S. K. m. 16)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 4.7.2003 tarihinde verilen dilekçe ile tespit ve yol olarak tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.9.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Çatalca İnceyis Köyü Kabakça-Çatalca Asfaltından başlayarak Kuzey Karakaçan Ormanına doğru devam eden Şiraman derenin batısında bulunan yerin yol olarak tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yol iddia edilen yerin batısındaki taşınmazların doğu hudutunun yol okumadığı, davanın ispatlanmadığı gerekçesiyle dava ret edilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
3402 S. Kadastro Yasasının 16. maddesi gereği yollar kamu malı niteliğinde olan ve herkesin kullanması gereken yerler olup, haritasında gösterilmekle yetinilmesi gerekir. Uyuşmazlık durumunda, bir taşınmazın bölümünün genel yol olup olmadığının saptanmasında mahalli bilirkişi ve tanık sözleri önem kazanır. Somut olayda mahalli bilirkişiler 1219 parsel s. ham toprak niteliği ile Hazine adına kayıtlı yerin batısında yol bulunduğunu, yolun batısındaki taşınmazların doğudaki dereyi sınır okumakla beraber, taşınmazların dereye kadar uzanmadığını baba ve dedelerinden bu yolun eskiden beri varlığını duyduklarını söylemişler, 24.3.2005 günlü fen bilirkişi raporunda, kırmızı boyalı kısmın yol olduğu belirtilmiştir.
Ancak yolun geçtiği iddia edilen 879, parsel Devlet Demir Yolları ve Genel Müdürlüğü adına kayıtlıdır ve adı geçen idare davada taraf sıfatını almamıştır. TCDD İdaresini usulüne uygun harçlı dilekçe ile davaya katmak ya da usulünce hakkında dava açılarak bu dava ile birleştirilerek davada taraf sıfatı aldıktan sonra delilleri değerlendirilmelidir. Keza, dava konusu Kabakca - Çatalca Asfaltından başladığı iddia edilen yol tapulama harici alandan geçmektedir. Buranın da niteliği araştırılarak yola terkinin mümkün olup olmadığı saptandıktan sonra sonucu doğrultusunda bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı biçimde davanın reddi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda yazılı sebeplerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde yatırana iadesine, 06.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy