(4721 S. K. m. 748) (2863 S. K. m. 9)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.2.2003 tarihinde verilen dilekçe ile irtifak hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne dair verilen 28.3.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak tetkiki davalı vekili tarafından istenilmekle tayin edilen 3.10.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Mehmet Karaaslan ve vekili Av. Müşir Hemşinli ile karşı taraftan davacı vekili Av. Bülent Onur geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahere dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında vurgulandığı üzere dava İstanbul, Beyoğlu ilçesi Asmalı Mescit Mahallesi, Terkos sokaktaki davacıya ilişkin 10 parsel lehine 49 parsel aleyhine İmar Yasanın uyarınca yapılması zorunlu olduğu ileri sürülen yangın merdiveni inşası için irtifak hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Bilirkişiler 18.11.2003 tarihli raporlarında davacının İmar Kanunundan kaynaklanan sebeplerle eşyaya bağlı irtifak hakkı tesisi isteyebileceğini belirtmişler ise de; bu olgu yetkili Belediye İmar Müdürlüğünden bilirkişi rapor ve krokisi gönderilerek sorulup saptanmamış, bilirkişi görüşü ve kurulacak irtifak hakkının imar mevzuatı açısından uygulanabilirliği denetlenmemiştir. Bundan ayrı, Beyoğlu Belediye Encümeninin 13.6.1989 günlü kararında ve bilirkişi raporunda davacıya ilişkin 10 numaralı parselin bölgede koruması gerekli kültür değerleri içerisinde yapı olduğu vurgulandığından irtifak ile yükümlü taşınmazın hukuki durumunun Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası çerçevesinde de tetkiki gerekir. Gerçekten, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 5226 s. Kanun ile değişik 9. maddesinde Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımı değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşai ve fiziki müdahale sayılır. hükmü getirilmiştir. Sözü edilen hüküm uyarınca 10 parsel s. taşınmaz koruması gerekli Kültür ve Tabiat Varlıkları arasında sayıldığından irtifak hakkı tesisinde sakınca olup olmadığının da Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulundan sorularak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Bu yönün göz ardı edilmesi de doğru değildir.
Diğer taraftan bilirkişilerce tesis edilecek irtifaka karşılık irtifak bedeli 11.065.000.000 TL olarak saptanmış, bu bedel davacı tarafından dosyaya depo edilmiş ise de sonraki aşamalarda depo edilen bedelin davacıya iadesine karar verilmiştir. İrtifak, bir taşımaz malikine mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkileri kullanmadan kaçınma borcu yüklediğinden bu tür eşyaya bağlı irtifak haklarının tesisinde borca karşılık bir bedel tespiti ve bunun yüklü taşınmaz malikine ödenmesi gerekir. Mahkemece, gerekmediği durumda davacıya iadesine karar verilen bedel davalıya ödenmek üzere yeniden depo ettirilerek irtifak tesisine karar verilmesi yerine bedelsiz irtifak hakkı tesisi sonucunu doğuracak biçimde hükme varılması da yanlıştır.
Karar bu sebeplerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istem halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 450 YTL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 03.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy