(4721 S. K. m. 640, 701, 702, 703)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.05.2000 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.10.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, davacıların miras bırakanı İsmail Tümer ile davalıların miras bırakanları Mehmet ve Akın Aydın'ın, davalıların miras bırakanlarına ilişkin 616 parsel s. taşınmaz üzerine zeytin dikmek ve bakımını yapmak üzere anlaştıklarını, dikim ve bakım karşılığı davacıların miras bırakanı İsmail Tümer'e 616 parselin 1/4 payının verileceğinin vaad edildiğini, davacılar murisi İsmail'in edimini yerine getirmesine rağmen anılan taşınmazın 1/4 payının mülkiyetinin davalılar tarafından devredilmediğini bildirerek 616 parselin 1/4 payının iptali ile davacılar adına tescilini istemiş, davalılardan Hasan ve Habib Aydın davayı kabul etmiş, sair davalılar davanın reddini istemişler, mahkemece Hasan ve Habib Aydın aleyhine açılan davanın kabulüne, bir kısım davalılar yönünden husumet nedeniyle, sair davalılar yönünden ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacıların miras bırakanı İsmail Tümer'in 1963 yılında öldüğü, davacıların eldeki davayı miras bırakanları İsmail Tümer'den intikal eden hakka dayanarak açtıkları ve İsmail Tümer'in terekesinin dava tarihi itibariyle Türk Medeni Yasasının 701-703 ncü maddeleri gereği elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Türk Medeni Kanununda bir ortağın tek başına dava açabileceği, ne var ki, açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri ya da davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsendiğinden ve dava ehliyetinin varlığı mahkemece resen araştırılması gereken hususlar arasında bulunduğundan davaya katılmayan sair mirasçıların olurları alınmaksızın veya Türk Medeni Yasasının 640 ncı maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülebileceği gözardı edilerek çekişmenin esası incelenip karar verildiğinden hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 26.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy