(4721 S. K. m. 1027)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.6.2005 tarihinde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.11.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 272 parselde hissedar olan murisi Hasan Gedik'in Mehmet olan baba adının Ali olarak düzeltilmesini istemiş, mahkeme davayı kabul etmiş, hükmü davalı idare vekili temyize getirmiştir.
Davalı idare yargılama sırasında vekil ile temsil edildiğine göre, gerekçeli kararın davalı idareye değil, vekiline tebliğ edilmesi gerektiğinden, davalı idare vekilinin temyiz istemi süresinde kabul edilmiş ve dosyanın esastan tetkiki sonucunda mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli görülmemiştir. Şöyle ki;
Tapuda kayıtlı malike ilişkin nüfus bilgilerinin düzeltilmesi istemine ait davalarda mülkiyet nakline yol açmamak için tapu maliki ile düzeltilmesi istenen kişinin aynı kişi olduğunun şüpheye yer vermeyecek biçimde ispatlanması gerekir. Somut olayda, mahkemece yapılan zabıta araştırmasında murisin nüfusa kayıtlı olduğu ve taşınmazında bulunduğu Çardak köyünde davacının tanınmadığı ve murisi ile tapu malikinin de aynı şahıs olup olmadığı bilinmediği belirtilmek suretiyle davacı iddiasını destekleyen bir delil olmamıştır. Yine dava konusu 272 parsele ilişkin tapulama tutanağı, dayanak ve tedavüllü kayıtları getirtilerek murisin edinim nedeni açıklığa kavuşturulmamış, tapudan muris ile birlikte müşterek maliklerin kim olduğu ve muris ile irtibatı bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Nitekim tapu kaydında 668/1440 pay sahibi Ali oğlu Hasan Gedik ile 563/1440 pay sahibi Mehmet oğlu Hasan Gedik'in aynı kişi olup olmadığı da açıklığa kavuşturulmadan sonuca gidilmesi de doğru görülmemiştir. Mahkemece, belirtilen bütün bu eksiklikler giderilmeden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması yerinde bulunmadığından hüküm bozulmuştur.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle usul ve kanuna aykırı hükmün BOZULMASINA, 21.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy