(4721 S. K. m. 1024)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.06.2005 tarihinde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.04.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Vakıflar İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapu kaydındaki vakıf şerhinin kaldırılması istemiyle açılmıştır.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı Vakıflar İdaresi temyiz etmiştir.
Bu tür davalarda vakıf türünün saptanması ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli parsellerde vakfın bir hakkı kalıp kalmadığının taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin, vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediğinin duraksamaya yer bırakmadan belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda; bilirkişi incelemesi dosya üzerinden yaptırılmış ve alınan rapor hükme dayanak yapılarak istek kabul edilmiştir. Ancak;
Vakfıye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumları ayrı ayrı olacağından konumları keşfen saptanıp haritasına işaret ettirilerek, bu taşınmazların kadim köy, kasaba ya da şehir içerisindeki mülk toprak nevinden veya miri arazi niteliğinde bir yer olup olmadığı belirlenmeden ve Yargıtay denetimi açısından taşınmazın durumu ile köy, kasaba ve şehirlerin durumu müşterek paftaya işaret ettirilerek bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmadan yalnızca dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesine bağlı kalınarak bir sonuca ulaşılamaz. Zira uygulama ayni vakfiye kapsamındaki bir kısım yerlerin sahih bir kısım yerlerin ise gayrisahih kabilinden vakıf olabileceğini ortaya koymuştur.
Böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş; rapor düzenleyen bilirkişinin katılımı ve dava konusu taşınmazın yeri haritaya işaretleyecek harita mühendisi bilirkişide bulundurarak keşif yapmak ve bu keşifteki taşınmazın yerinin kadim köy ya da kasaba içerisinde mülk toprak nevinden olup olmadığını kuşkuya yer bırakmadan belirlemek vakfın türü hakkında ancak bundan sonra bir sonuca varmak olmalıdır. Değinilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmaksızın davanın kabulü doğru olmamış kararın bu bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde yatırana iadesine, 02.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy