(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.10.1995 tarihinde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.12.1995 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 16.9.1993 tarihli taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi ile satışı vaad edilen 418 ada 7 parsel s. taşınmazda davalı vaad borçluları elbirliği mülkiyet rejimine tabi olarak tapuda maliktir. 418 ada 7 parselin davalılar dışında başkaca iştirakçi malikleri bulunduğundan taşınmaz elbirliği mülkiyet rejiminden paylı mülkiyet rejimine dönüştürülmedikçe satış vaadi sözleşmesi ifa olanağı kazanmaz. Ancak mevcut durum satış vaadi sözleşmesinin geçersizliğini de gerektirmez. Bir taahhüdü işlem olarak sözleşme geçerlidir. Mahkemece yanılgıya düşülerek hüküm gerekçesinde sözleşmenin geçersizliğinin yazılması açıklanan sebeple doğru olmamıştır. Ne var ki, az önce söylendiği üzere taşınmazdaki mülkiyet rejimi paylı mülkiyete dönüştürülmeden sözleşmenin ifa olanağının bulunmaması sebebiyle bu aşamada açılan davanın reddi sonuçta doğrudur.
Sonuç: Yapılan yargılamaya, dosya kapsamına ve bütün dosya içeriğine göre sonuç olarak doğru hükmün gerekçesi HUMK. nun 438/son maddesince yukarıdaki biçimde düzeltilerek davacının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün DÜZELTİLMİŞ gerekçesine göre ONANMASINA, 02.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy