(1086 S. K. m. 13) (4721 S. K. m. 702)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 27.04.2005 tarihinde verilen dilekçe ile tapuda kayıt tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.12.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 260, 261, 262, 266, 267 ve 272 parseller tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, hükmü davalı İdare temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya sair hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu sebeple de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, sair bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ait bulunduğundan HUMK. nun 13. maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 gününde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Yasasının 702. maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan tüm ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir.
Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava sebebiyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1- Düzeltilecek tapu kaydı bütün dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2- Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak biçimde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3- Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4- İstek konusunda tanık dinlenmelidir.
5- Bütün bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Ayrıca, davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de kanuni hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Az yukarda sözü edildiği üzere tapuda isim düzeltim davalarında önemli olan mülkiyet nakline neden olunmaması, kaydın kargaşayla yeni bir malik üzerine geçirilmemesidir. Bu sebeple Dairemizin ilke kararlarında gösterilen yönteme uygun araştırma ve incelemenin titizlikle yerine getirilmesi gerekir. Oysa mahkemece, dava konusu taşınmazlara ilişkin kadastro veya tapulama tutanakları getirtilip bunların edinme nedeni sütununda yazılan mülkiyet belirlemesi ve davacıların iddiaları arasında bir bağlantı olup olmadığı incelenmemiştir. Bunun gibi yukarda (2) ve (3) numaralı bentlerdeki araştırma ve incelemede yapılmamış, bu hususta bilgi verme yetki ve görevi olmayan Belediye ve Köy Tüzel Kişiliğinden alınan yanıtlarla yetinilmiştir.
Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı kararın açıklanan sebeplerle bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, 17.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy