(492 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 1, 8, 427)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.6.2004 tarihinde verilen dilekçe ile temlik nedeniyle devir olan hakkında tapuya şerh istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne ve temyiz talebinin reddine dair verilen 21.10.2004 ve 25.11.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Bedir Işık vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, yüklenici Bedir Işık'tan alacağın temliki hükümlerine göre devraldığı hakları sebebiyle davalılar arasındaki sözleşmede yüklenici sıfatının kazanıldığını, bu sebeple 13.8.1993 günlü sözleşmedeki yüklenici Bedir Işık yerine kendi adının yazılması ve tapuya şerh verilmesi istemi ile dava açmıştır.
Mahkemece dava kabul edilmiş ve hükmün davalı Bedir Işık tarafından temyiz edilmesi üzerine 25.11.2004 gününde de karar kesin olduğundan temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz talebinin reddine ve esasa ait karara yönelik yeniden temyiz isteminde bulunması üzerine HUMK. nun 427/2. maddesi gereğince dava değeri itibariyle kesinlik sınırı içerisinde olmadığından temyiz isteminin reddine ait yerel mahkemenin 25.11.2004 günlü kararı kaldırılarak işin esası incelenmiştir.
Dava temlik yoluyla devir alan hakkında devralınan hakkın tapuya şerh verilmesi istemi ile 25.6.2004 gününde Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Mahkemece temlik sözleşmesindeki değere bakılarak işin esası incelemiş ve karar verilmiştir.
Davada 12.6.2000 günlü biçimine uygun düzenlenmiş temlik sözleşmesine dayanılmıştır. Gerçekten bu sözleşmede temlike konu edilen dava konusu taşınmazların 80.000.000 TL olduğu yazılıdır. Az yukarda söylendiği üzere dava 25.6.2004 gününde açılmış, mahkemeden hukuki himaye bu tarihte talep edilmiştir. 492 s. Harçlar Yasasının 16. maddesince gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemenin görev konusunu düzenleyen HUMK. nun 1. maddesi gereğince de görev dava edilen şeyin değerine göre belirlenmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Sair yandan temlik nedeniyle açılan davalar münhasıran Sulh Hukuk Mahkemesinin görevini tayin eder. 8. madde kapsamında da değildir. Tüm bunlar dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ait olduğu tartışmasızdır. Böyle olunca sözleşmedeki değere bakmamak, eldeki davanın gayrimenkulün aynına ait bir dava olduğu düşünülerek dava konusunun davanın açıldığı gündeki değeri esas alınarak görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Dava konusu olan ve temlik edilen bağımsız bölümlerin Alanya Mahmutlar Beldesinde bulunması niteliği ve sayısı gözetildiğinde davanın Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırları içerisinde kaldığının kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Yerel mahkemece dava değerinin Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırlarının dışında olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası incelenerek karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 10.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy