(2709 S. K. m. 141) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 6.8.2004 tarihinde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.6.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: HUMK. nun 388 ve T.C.Anayasasının 141/III maddeleri hükmünce tüm mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Gerekçeden amacın ne olduğu ise anılan maddenin 3. fıkrasında gösterilmiştir. Karar yerinde tarafların iddia ve savunmalarından çıkartılan sonucun ve bunlardan hangisinin üstün tutulduğu ve bunun hangi hukuki sebebe dayandırıldığı yazılmadan kararın gerekçeli olduğundan söz edilemez. Aksi durumda hukuki anlamda bir gerekçe değil sözde gerekçenin varlığı kabul edilir.
Somut olayda, mahkeme kararında dosya kapsamı özetlenmiş, dava reddedilmiş, ancak red gerekçesinin hukuki nedeni açıklanmamıştır. Yazılan karar gerekçesiz olduğundan bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan nedenlerle, BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istem halinde iadesine, 07.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy