(4721 S. K. m. 1027)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.5.2003 tarihinde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 3.10.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 4332 ve 4333 parsel s. taşınmazların maliki olduğunu, tapuya baba ismi ve isminin yanlış yazıldığını belirterek Mustafa olan baba isminin Hüseyin, Hüseyin olan isminin de Mustafa olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece daha önce tapu kayıt malikinin kimliği ile davacının babasının kimliği arasında benzerlik bulunduğu ve iddia kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce, sağlıklı sonuca varabilmek için davacının hayatta olduğu anlaşılan kardeşleri Süleyman, Hayriye, Ayşe, Hasene ve Rahime Karademir dinlenerek davacı isteminin bundan sonra değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece toplanan deliller doğrultusunda istek hüküm altına alınmış ise de bozma ilamında ismi geçen kardeşlerden Süleyman taşınmazların davacıya ilişkin olmadığını, babası Hüseyin Karademir'e ilişkin olduğunu, kardeşlerden Ayşe, Rahime ve Hasene taşınmazlarının malikinin davacı olduğunu söylemişler mirasçılardan Hayriye adresi tesbit edilemediğinden dinlenememiştir. Bozma kararından önce mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar da taşınmazların davacı murisi Hüseyin Karademir'e ilişkin olduğunu söylemişlerdir. Yukarda içeriği açıklanan deliller ve bütün dosya kapsamı ile dava konusu taşınmazların davacıya ilişkin olduğu hususunda şüpheden uzak kesin bir kanıt bulunmadığından davanın reddi yerine mülkiyet nakline yol açacak biçimde yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda yazılı sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy