(1136 S. K. m. 164) (492 S. K. m. 13)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.9.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, mera olarak sınırlandırma, elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.11.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin masraf yokluğundan reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, köy tüzel kişiliği tarafından öncesi mera olan taşınmaza ait davalı gerçek kişi üzerindeki kaydın iptali istemi ile açılmıştır.
Hazine vekili mahkemeye sunduğu 18.5.2005 tarihli dilekçede aynı taşınmazın mera olması nedeniyle kaydın iptalini, mera olarak sınırlandırılması, davalının elatmasının önlenmesi ve mera üzerindeki muhtesatın kal'i isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece davalı adına yolsuz oluşturulan tapu kaydının iptali, davalı tarafından yapıldığı saptanan muhtesatın kal'i suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmiş, hükmü davalı gerçek kişi temyiz etmiştir.
1- Çekişme konusu 7 parsel tapu kaydının mera olan 1584 parsel sayılı taşınmazın tahsis amacı değiştirilerek satışı sonucu davalı adına oluşturulduğu, tahsis amacının değiştirilmesine ilişkin Valilik Kararının idare mahkemesince iptal edildiği, böylelikle 7 parsel sayılı taşınmaz kaydının dayanağı kalmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Bu nedenle mülkiyet terkinine ilişkin davanın kabulünde bir yanılgı olmadığı gibi, her ne kadar alınması gereken harç hüküm yerinde 1.431,00. YTL yazılması gerekirken 1.431.000. YTL yazılmış ise de bu husus mahallinde düzeltilebilecek maddi hata kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava başlangıçta köy tüzel kişiliği tarafından tapu iptali istemi ile açılmıştır. Hazine ise 18.5.2005 tarihli dilekçesi ile 7 parsel öncesinin mera olduğunu, davalının mera olan bu taşınmaza yapı yaparak elattığını, yersiz elatmasının yıkım suretiyle giderilmesine karar verilmesini istemiştir. Harçtan muaf olan hazinenin 18.5.2005 günlü dilekçesi mevcut davaya müdahil olarak katılma amacıyla değil, dava konusu taşınmaz üzerinde bağımsız bir hak iddiasında bulunmak amacıyla verilmiştir. Çünkü, davacı köy tüzel kişiliğinin ileri sürdüğü hukuki nedenler ile Hazinenin ileri sürdüğü hukuki nedenler ve sonuç talepleri birbirinden farklıdır. Soruna bu açıdan bakılırsa gerek davacı köy tüzel kişiliği, gerekse Hazineye ayrı ayrı vekalet ücreti takdirinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere davacı köy tüzel kişiliği davadaki sonuç istemi sadece davalı adına olan kaydın iptali ile sınırlıdır. Başka bir deyişle 7 parsel üzerinde muhdesat yokmuşçasına dava tarihindeki değeri ne ise köy tüzel kişiliği yararına nisbi olarak takdiri gereken vekalet ücretinin hesabı bu değer üzerinden yapılmalıdır. Saptanan bu değer 3.200,00 YTL olduğuna göre nisbi tarife gereğince köy tüzel kişiliği yararına takdiri gereken avukatlık ücreti 384,00 YTL den ibarettir. Mahkemenin daha fazla avukatlık ücreti takdir etmesi hükmün bozulmasını gerektirir ise de düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK. nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle; hüküm fıkrasının 6. paragrafının 2.satırda yazılı 2.600.00. YTL rakamının çıkarılarak yerine 384,00. YTL"nin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 30.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy