(818 S. K. m. 249, 270, 272)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.1.2005 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit ve tazminat isteminde bulunmuş, birleştirilen davada da Hazine tarafından alacak istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; menfi tespit ve tazminat isteminin reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.9.2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı (davalı) Günerigök Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 3.4.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı (davalı) vekili gelmedi. Karşı taraftan davalı (davacı) Hazine vekili Av. Armağan Örücü geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, düzenlemesi Borçlar Kanununun 270 ve devamı maddelerinde yapılan hasılat kira ilişkisine dayanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Birleştirilen davada kiralayan Hazine ödenmeyen kira parasının tahsilini istemiştir.
Mahkemece kiracı tarafından açılan menfi tespit davasının reddine, kiralayan Hazinenin açtığı birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davacı ve birleşen davalının davalısı kiracı şirket temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 13.10.2003 tarihinde imzalanmış, 14.10.2003 tarihinde de idari makamlarca onaylanmıştır.
Sözleşmenin özel şartlar bölümü 1. maddesine göre sözleşme süresi 1 yıldır. Bu süre yer tesliminden itibaren başlayacak yer teslimi özel idareden ruhsat alındığı tarihte yapılacak, ancak 6 ay içinde ruhsat alınmazsa 6 ayın sonunda yer teslim edilmiş sayılacaktır. Davacı tarafından ruhsat alınmadığına göre 1 yıllık kira süresinin başlangıcının 14.4.2004 tarihi olduğunun kabulü gerekir. Yine, sözleşmedeki özel şartnamede kiralanan sahadan 19.962 metreküp kum malzemesi sağlanacağı kabul edilmiştir. Davacı kiracı kiralanan yerin tesliminden sonra kiralanan alanda ilan edilen miktarda malzeme rezervi bulunmadığını tespit ettiklerini, böylelikle Borçlar Kanununun 272. maddesinin yaptığı yollama nedeniyle aynı Kanununun 249. madde uygulama koşulları ortaya çıktığından davalı kiralayanın kendilerinden kira parası isteyemeyeceğini iddia etmişse de bu iddiasını davadan önce yaptırdığı bir tespite dayandırmadığı gibi yargılama aşamasında da kanıtlayamamıştır. Kaldı ki; 1 yıl süreli kira sözleşmesi 14.4.2005 tarihinde sona erecekken kiralayan idareye 19.10.2004 tarihinde ayıp ihbarını bildirmiş olmakla kiralanan alanı mevcut hali ile benimsemiş sayılır.
Sonuç: Mahkemece bütün bu olgular gözetilerek davanın yazılı olduğu şekilde kabulünde yanılgıdan söz edilemeyeceğinden yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı ve birleştirilen davanın davalısı kiracı şirketin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 500.00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacı-birleştirilen davanın davalısından alınarak, davalı-birleştirilen davanın davacısına verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 03.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy