(6831 S. K. m. 17)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.11.2005 gününde verilen dilekçe ile kullanım hakkına dayalı elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın sıfat yokluğundan reddine dair verilen 29.03.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, irtifak hakkına dayalı elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece çekişmeli alan orman niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı olup, bu yerle ilgili dava hakkı Hazine ve ormana ait olduğundan, aktif davacı sıfatı bulunmayan şirketin açtığı davanın reddine karar verilmiş,
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davada Çevre ve Orman Bakanlığınca verilen izne dayanılmıştır. Davacının bu isteminin dayanağı 6831 sayılı Orman Yasasının 17. maddesidir. Gerçekten, anılan bu hükme göre savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, altyapı ve katı atık bertaraf tesislerinin; sanatoryum, baraj, gölet ve mezarlıkların devlete ait sağlık, eğitim ve spor tesislerinin ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılanmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığı'nca izin verilebilir. Çevre ve Orman Bakanlığı'nca verilen bu izin hak sahibine orman olan taşınmazda yararlanma hakkı sağladığından, izin kapsamında kalan bazı bölümlere üçüncü kişiler elatmakta ise giderilmesi istenebilir. Taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına kayıtlı olması davacının 6831 sayılı Orman Kanununun 17. maddesine dayanarak aldığı izinle dava açma hakkını bertaraf etmez. Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş, davanın dayandığı izin oluru bir haritaya bağlı ise haritası, ilgili yerden getirtilerek yerinde keşif yapılmak suretiyle davalının elattığı iddia edilen yerlerin izin kapsamında kalıp kalmadığını belirlemek, izne konu bazı yerlere elatma varsa bunun kaldırılmasına hükmetmek, aksi halde davayı esastan reddetmek olmalıdır.
Mahkemece bu yönler bir yana bırakılarak davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın yazılı olduğu şekilde reddi yerinde olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 23.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy