(1086 S. K. m. 38)
Dava: Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 26.05.2006 gününde verilen dilekçe ile mera özel sicil kaydının iptali ile eski hale getirme tazminatının kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.11.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Maliye Hazinesi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 412 parsel sayılı taşınmazın özel sicilindeki mera şerhinin terkini ve menfi tespit istemleri ile açılmıştır.
Mahkemece, 412 parsele ait mera şerhinin özel sicilinden terkinine, eski hale getirme bedeli olarak davacılardan C.'den Valilik yazısı ile istenen tazminatın ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, özellikle 412 parselin tapulama işlemleri bütünü ile kesinleşmeden mera olarak özel siciline yazılmasından sonra Tapulama Komisyonunca malikinin davacıların miras bırakanı olduğu saptanarak tapu kütüğüne tescil edilmesine ve Hazine tarafından mera iddiası ile açılan kayıt iptali davası bulunmamasına göre davanın yazılı olduğu şekilde kabulünde isabetsizlik görülmemiş, Hazine'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 4342 sayılı Mera Kanunu hükümlerince kurulan Mera Komisyonları kanun uyarınca mera tespit, tahdit ve tahsis işlemleri ile görevli olup, hükmü şahsiyeti yoktur. Bu nedenle, mera uyuşmazlıklarında Mera Komisyonlarına husumet yöneltilemez. Davalı, Balıkesir Valiliği İl Mera Komisyonu Başkanlığı aleyhine açılan dava husumet noktasında ret olunmalıdır.
3- Mera Komisyonunun 21.04.2006 tarihli kararı uyarınca Valilik tarafından davacı C. Bıkmaz'a gönderilen 03.05.2006 günlü yazı idari karara dayalıdır. Bu özelliğinden dolayı idari yargı yerinde dava konusu yapılabileceğinden adli yargı yerinde eski hale getirilme bedeli istenmesine dair müdürlük kararının ortadan kaldırılması olanağı yoktur.
Bu istemin yargı yolu nedeniyle reddi yerine hüküm altına alınması da doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2 ve 3 numaralı bentler uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy