(2004 S. K. m. 91, 153) (2644 S. K. m. 26) (4721 S. K. m. 856, 1010, 1020) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.04.2004 ve 24.06.2004 gününde verilen dilekçeler ile ipoteğin ve haciz şerhlerinin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; ipoteğin kaldırılması isteminin kabulüne, haciz şerhinin kaldırılması isteminin reddine dair verilen 12.10.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulundan alacağı temlik alan RCT Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 12.02.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı Kooperatif başkanı Osman Acar, karşı taraftan RCT Varlık Yönetim A.Ş. vekili Av. Murat Ceylan ile davalı SSK Genel Müdürlüğü vekili Av. Ersoy Çelik geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı kooperatif asıl davada, Bankacılık Düzenleme Ve Denetleme Kurulu Tasarruf Mevduatı Fonu ile Osman Metin Öney'i hasım göstererek davalılardan Osman Metin Öney ile dava dışı Müttefik Yolver arasında 11.04.1990 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunduğunu, kendilerini bu sözleşmenin yüklenicisi olan Müttefik Yolver'den, haklarını temlik aldığını, imar sonucu 1720 ada 1, 1721 ada 1 ve 1722 ada 1 parsel sayılarını alan taşınmazlar üzerine villa yaptıklarını, 53 adet villanın 44'ünü kooperatife 19'unu arsa sahibine ait olacağının kararlaştırıldığını, 30.09.1995 tarihli kura çekimi ile kooperatife ait villaların belirlendiğini, 1721 ada 1 parsel üzerinde toplam 26 villa bulunduğunu, bunun 22 adetinin kooperatife ait olduğunu, 1721 ada 1 parsel üzerindeki 22 adet villaya arsa sahibinin Toprak Bank'tan aldığın borç paraya karşılık ipotek konulduğunu, konulan ipotekle kendilerinin bir ilişiği bulunmadığını, ipotek şerhlerinin arsa sahibine ait diğer villalar tapu kaydına kaydırılmasını, birleştirilen davasında ise; Yapı Kredi Bankası A.Ş., SSK Kurumu ve Osman Metin Öney'i hasım göstererek yine bu taşınmaz kayıtlarındaki muhtelif tarihlerde konan haciz şerhlerinin kaldırılmasını istemiştir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ipotek haklarını RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ye temlik ettiğinden bu şirkette davalı konumuna getirilmiştir.
Davalılardan Osman Metin Öney savunmada bulunmamış, diğer davalılar tapu kayıtlarının aleniyet prensibine güvenerek işlem yaptıklarını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı kooperatife ait 1721 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 ila 22 numaralı bağımsız bölümler üzerine konulan ipoteğin aynı taşınmazdaki davalı Osman Metin Öney'e ait 25 ve 26 numaralı bağımsız bölümler ile ipotek borçlusu dava dışı Gözde Candan'a ait 23 ve 24 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kaydına kaydırılmak suretiyle kaldırılmasına, haciz şerhlerinin kaldırılması isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı kooperatif ile davalılardan RCT Varlık Yönetim A.Ş. temyiz etmişlerdir.
1- Davacı kooperatif ipoteğin terkini istemi dışında aynı taşınmazlardaki diğer davalılar Yapı Kredi Bankası A.Ş ve SSK Kurumu yararına olan haciz şerhlerinin terkinini de dava etmiştir.
Haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağı ödemesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara bir anlamda takibi yapan icra müdürlüğünün el koyması işlemidir. İİK. m.91 hükmünce gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında ilişki kurulur ve malikin tasarruf yetkisi de Türk Medeni Kanununun 1010. maddesi anlamında kısıtlanmış olur. Tasarruf yetkisi kısıtlamaları da tıpkı ipotek şerhi gibi tapu kütüğüne şerh verilince taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir. Aşağıdaki bölümde yeniden sözü edileceği üzere arsa sahibi davalı Osman Metin Öney ile dava dışı yüklenici Müttefik Yolver arasındaki 11.04.1990 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi ve kooperatifin temlik yolu ile hak sahibi olduğu inşaat sözleşmesi tapuya şerh edilmediğinden gerek SSK Kurumu gerekse Yapı Kredi A.Ş. lehine konulan haciz şerhleri sonraki tasarrufları kısıtlar. Mahkemece bu olgu gözetilerek kooperatifin haciz şerhinin terkini isteminin reddedilmesi de usul ve yasaya aykırılık yoktur. Açıklanan nedenle davacı kooperatifin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- İpotek, kişisel bir alacağı teminat altına alınması amacını güden bir taşınmaz değerinde alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasında bir anlaşmanın (rehin sözleşmesinin) yapılması, Türk Medeni Kanununun 856. maddesi uyarınca da tapuya tescil edilmesi gerekir. Bu özelliklerinden ötürü mahkemece terkini hüküm altına alınan davalılardan Osman Metin Öney ile Fon'a devredilen Toprak Bank A.Ş. arasındaki ipotek sözleşmeleri hüküm ve sonuç meydana getirir. Diğer taraftan, dava dışı Müttefik Yolver ile arsa sahibi davalı Osman Metin Öney arasındaki 11.04.1990 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi ve davacı kooperatifin yüklenicinin temlikine ilişkin sözleşme, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26. maddesinden yararlanılarak tapuya şerh edilmediğinden, sözleşmenin hüküm ve sonuçları sadece taraflarını bağlar ve sonradan hak sahibi olan kişilere karşı ileri sürülemez. Bunların dışında, tapu sicilinin aleniyeti ilkesi (Türk Medeni Kanunu m.1020) uyarınca, tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımının korunması da gerekir. Orta yerde, davalı arsa sahibi Osman Metin Öney ile Fon'a devredilen Toprak Bank arasında hüküm ve sonuç meydana getiren ipotek sözleşmeleri bulunduğundan burada ayrıca ipoteğin terkin yönteminin ne olduğu hususu üzerinde de durulmalıdır. Gerçekten kural olarak, ipotek öncelikle alacaklının terkini istemi sonucu müdürlükçe yapılacak işlemle kaldırılabilir. İpoteğin kaldırılmasının diğer bir yöntemi de ipotekli borcun ödenmemesi halinde alacaklının taşınmaz malı icra marifetiyle sattırması ve satış bedelinden alacağını almış olması durumudur. Bu gibi hallerde, kesinleşmiş ihale sonucu taşınmaz mal ihale alıcısı adına tescil edileceğinden ilgili icra müdürlüğü tapudan taşınmazın ihale alıcısına tescili ve ipoteğin terkinini talep eder. İpoteğin terkini işleminde diğer bir yolda, İcra ve İflas Kanununun 153. maddesine göre işlem yapılmış olmasıdır. Kuşkusuz, kamulaştırma işlemi yapılarak taşınmaz malın mülkiyeti idareye geçmişse taşınmaz üzerindeki haklar bedele dönüşeceğinden kamulaştıran idarenin istemi ile taşınmaz kaydındaki tüm haklar ile ipoteğin de terkini gerekecektir. Davacı kooperatifin istemi yukarıdan beri sayılan hiçbir yöntemi kapsamadığından ipotek hakkı sahibi Fon bankası ve onun haklarını temlik alan RCT Varlık Yönetim A.Ş. Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi koruması altında bulunduğundan mahkemece istemin reddi yerine, davacı kooperatifin ipotekle ilgili isteminin, ipoteğin kaydırılması sureti ile hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Kabule göre de, HUMK. nun 73. maddesi uyarınca kanunun gösterdiği ayrıcalıklar dışında hakimin her iki tarafı iddia ve müdafaalarını beyan etmek üzere duruşmaya çağırması (taraf teşkili sağlaması zorunluluğu) kuralı bir yana bırakılarak 1721 ada 1 parsel üzerindeki 23 ve 24 sayılı villalar maliki Gözde Candan'ın yokluğunda aleyhine hüküm kurulması da yanlıştır.
Karar bu nedenle davalılardan RCT Varlık Yönetim A.Ş. yararına bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılan nedenlerle davacı kooperatifin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle hükmün davalı RCT Varlık Yönetim A.Ş. yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının iadesine, 550,00 YTL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı kooperatiften alınarak RCT Varlık Yönetim A.Ş. ve SSK İl Müdürlüğüne verilmesine, 12.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy