(4721 S. K. m. 716) (818 S. K. m. 22)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.05.2006 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.05.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 12.02.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. Fehmi Küpçü geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, biçimine uygun düzenlenmiş taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapuda davalı adına 1152 ada 1 parsel olarak kayıtlı taşınmazın tamamı 100 pay itibar edilerek 16/100 payının iptali ile bu payın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
İmar uygulaması sonucu 1152 ada 1 parsel sayısını alan 385.84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapuda tam pay olarak davalı adına kayıtlıdır. İstemin dayanağını teşkil eden 06.03.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesinde sonradan 1152 ada 1 parsel sayısını alan taşınmazdaki binanın zemin katındaki caddeye bakan kısımda sol tarafta bulunan 21/A no.lu 29 m2 yüzölçümlü dükkanın davalıya satış vaadinde bulunulduğu görülmektedir. Başka bir anlatımla, satış vaadinin konusu ilerde 1152 ada 1 parsel sayısını alan taşınmazdaki 21/A no.lu 29 m2'den ibaret yerdir. Mahkemece de, uyuşmazlığın tarafların sözleşmedeki iradelerine uygun biçimde giderilmesi gerekir. Diğer taraftan, sözleşmeye konu dükkanın bu niteliği ile tapuya tescil olanağı yoksa da, taşınmazın bulunduğu bölgede imar uygulaması yapıldığından, satışa konu yere karşılık gelecek arsa payının davacı adına paylı mülkiyet rejimine tabi olmak üzere tescil olanağı bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, tamamı 385.84 m2'den ibaret 1152 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 06.03.1998 günlü sözleşmeyle satışı vaat edilen 29 m2'lik kısım itibariyle 29/385.84 payın davacı adına tesciline karar vermekten ibarettir.
Tüm bu hususlar gözetilmeksizin sözleşme hükmü bir yana bırakılarak daha fazlanın tesciline karar verilmesi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 550,00 YTL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy