(818 S. K. m. 274)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.08.2006 gününde verilen dilekçe ile kira bedelinin indirilmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 08.03.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.02.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. Hüseyin Çelik geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı idarenin mülkiyetindeki toplam 624 yatak kapasiteli 2 adet havuz ve işyerleri bulunan taşınmazı 23.03.2001 başlangıç tarihli sözleşme ile 5 yıllık süre için kiralandığını, sözleşme uyarınca kira parasının %10'nun termal su bedeline, %90'nının işletme kirasına ait olduğunu, kira sözleşmesinin yapıldığı 2001 yılında işletmenin Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından verilen 09.05.1957 tarih 18 numaralı kaplıca izin belgesi bulunduğunu ve buna göre çalıştırıldığını, sonradan Sağlık Bakanlığı tarafından Kaplıcalar Yönetmeliğinde 09.12.2004 tarihinde değişiklik yapılıp resmi gazetede yayınlandığını, Yönetmeliğin 17. maddesinin Bakanlıktan tesis izni ve işletme izni alınmasını zorunlu kıldığını, bunun için de tesisin Bakanlıkça onaylanan tesis projesine uygun inşa edilmesi gerektiğini, ancak yönetmeliğin saptadığı şartları taşıyan tesislere işletme izni verilebileceğini, anılan yönetmeliğe göre tesis sahibi veya işletenlerin 3 ay içinde ilgili Valiliğe başvuruda bulunması gerektiğini, bunların dışında 21.06.2005 tarihinde yayınlanan yönetmelikle de Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesi ve Niteliklerine dair bazı yeni koşullar getirildiğini, her iki yönetmelikte öngörülen şartlara uymayan tesislerin kaplıca ve otel olarak işletilemeyeceğini, kiralanan tesislerin yönetmelikte belirtilen kriterlere uyup uymadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırdıklarını, bilirkişinin düzenlediği raporda; kiralanan binalardan sadece 104 yataklı Çelik Palas Otelin ve 128 yataklı 32'li motelin A Blok'unun Apart Otel niteliği taşıdığının belirlendiğini, diğer yandan kiralanan binaların tamamının mimari projesi ve oturma ruhsatları bulunmadığını, mevcut hale göre orantı kurulduğunda, 2.059.062.67 YTL. olan kira parasının dava tarihinden itibaren 758.948.88 YTL. ye indirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, davacının kira sözleşmesini ihale şartnamesindeki hususları bilerek imzaladığını, sözleşmeden önce var olan ve davacı kiracı tarafından bilinen ayıplar nedeniyle kira bedelinden indirim talep edilemeyeceğini, sözleşmenin imzalandığı tarihten 5 yıl sonra anılan iddiaların ileri sürülmesini dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, söz konusu yönetmelikler ile yapılan değişikliklerin daha önceki tarihli yönetmelikte de bulunduğunu, davacı kiracının sözleşmenin kurulduğu veya kiralananı kullanmaya başladığı sırada bildiği ayıpları kiralayana bildirme yükümlülüğü bulunduğunu, bu hususun yerine getirilmemesi halinde kiracının ayıba karşı tekeffülden doğan haklardan zımnen feragat etmiş sayılacağını, sözleşmenin süresinin uzatılması istemi ile idareye başvuran davacının kira bedelinin indirilmesi yönündeki isteminin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 23.03.2001 tarihinde imzalanan sözleşmenin 1957 tarih 18 nolu işletme ruhsatı uyarınca işletildiği, 09.03.2005 tarihinde işletme izninin iptal edildiği, ancak sözleşmenin imzalandığı tarihte işletme izni mevcut olduğu gibi sonradan yayınlanan yönetmelik hükümleri uyarınca getirilen yükümlülüklerin davalı kiralayana usulüne uygun olarak ihtar edilmediği, işletme izninin iptal edildiği 09.03.2005 ila 22.12.2005 tarihleri arasında müşteri-gelir kaybı bulunduğu yönündeki iddianın kanıtlanamadığı ve İl Genel Meclisinin 06.09.2005 tarihli kararı ile kira sözleşmesi ile belirlenen kira süresinin 3 yıl süre ile uzatıldığı, bu nedenle kira bedelinin indirilmesi yönündeki istemin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
23.03.2001 başlangıç tarihli hasılat kira sözleşmesinin konusu kaplıca tesislerinin davacı tarafından işletilmesine ilişkindir. Bu tür bir işletmenin işletme izni olmaksızın işletilmesi olanaksızdır. Nitekim, maruf adı Çiftehan Kaplıcaları olan kaplıca işletmesi başlangıçta 09.05.1957 tarih 18 numaralı işletme izniyle çalıştırılmaktadır. Ne var ki, kira sözleşmesinin ifa süresi içinde 09.12.2004 ve 21.06.2005 tarihlerinde çıkarılan yönetmeliklerle sözleşme konusu kaplıcaya tesis izni ve işletme izni verilmesi bazı koşulların varlığına bağlanmış, kiralanan kaplıcanın onaylı tesis projesi ve iskan (yapı kullanma izin belgesi) bulunmadığından işletme izni alınamamış, önceden verilen işletme izni de iptal edilmiştir.
Görülüyor ki, tarafların önceden öngöremediği değişikliklerden ötürü işletme izni alınamayan kaplıcanın davacının iddia ettiğinin aksine mevcut hali ile kısmen veya tamamen yasal olarak işletilme olanağı bulunmamaktadır. Akdin devamına tahammül edilmesi her iki taraf bakımından da olanaklı değildir. Mucibi akit tahammül edilmez hale geldiğinden Borçlar Kanunu'nun 274. maddesi hükmünce akdin tarafları ancak akdi feshetmek yetkisine sahiptir. Sözleşme konusu bir bütün olduğundan sözleşmenin bölünerek kira parasında indirim talebinde bulunulamayacağından davanın reddinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.
Sonuç: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 04.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy