(818 S. K. m. 125) (4721 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 413, 438) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 19.9.2006 gün ve 2006/5775-9419 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 21.4.1967 günlü biçimine uygun düzenlenen satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile 14.7.1999 tarihinde açılmıştır.
Dava dilekçesinde tescil istenen taşınmazların değeri 210.000.000 TL olarak bildirilmiştir. Dayanılan sözleşmede satın alınan taşınmazların vaat alacaklısına teslim edildiği de yazılıdır.
Gerçekten taşınmaz mal satış vaadi sözleşmelerinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir. Fakat satışı vaat edilen taşınmaz sözleşme ile vaat alacaklısına teslim edilmiş ise 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunmasında bulunulması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmayacağından dinlenmez.
Esasen karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen yönler daha öncede temyiz nedeni yapılmış, Dairemizce yerel mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bularak onanmıştır. Bu nedenle davalıların diğer karar düzeltme istemleri yerinde değildir. Ancak;
Az yukarıda sözü edildiği üzere dava 14.7.1999 tarihinde 210.000.000 TL değer gösterilerek açılmıştır. Her ne kadar keşifte dava edilen taşınmazların değeri bilirkişi tarafından daha fazla olarak beyan edilmiş ise de; bilirkişinin beyan ettiği değere göre eksik harç tamamlattırılmamıştır. O yüzden hem avukatlık parasının hem de alınması gereken nispi harcın dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanıp hükmedilmesi gerekir. Mahkemenin harç ve avukatlık parasının keşifte bildirilen ancak harcın ikmal edilmediği değer üzerinden hükmetmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerektiği bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından davalıların karar düzeltme istemleri açıklanan nedenle yerindedir. Ne var ki düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden karar düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda Açıklanan gerekçelerle, davalıların karar düzeltme isteminin kabulü ile temyiz olunan kararın hüküm fıkrasından 3 ve 4 numaralı bentleri çıkartılmasına, yerine 3 numaralı bent olarak alınması gerekli 13.10 YTL. harçtan peşin alınan 1.90 YTL. nin mahsubu ile kalan 11.20 YTL. harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, 4 numaralı bent olarak da davacı vekili yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 400.00 YTL. vekalet ücreti takdirine cümlelerinin eklenmesine, peşin alınan temyiz ve onama harcının istek halinde yatırana iadesine, 27.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy