(3194 S. K. m. 18)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.11.2004 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 08.02.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 18.03.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı Hüseyin Ayaz ile vekili Av. Hasan Burgan ile karşı taraftan davalılar vekili Av. İbrahim Nalbant geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 15.06.1999 günlü biçimine uygun düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, kesin hüküm bulunduğunu, zamanaşımının gerçekleştiğini, esasen taşınmazda ifraz olanağı olmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinden söz edilerek dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Davada dayanılan 15.06.1999 günlü sözleşmenin temeli dava dışı Seyfettin Sirel ile davalıların mirasbırakanı Durmuş Ali Ünal arasında yapılan 30.04.1980 tarihli sözleşmedir. Taraflar bu sözleşmede satışı vaat olunan taşınmaz bölümünün 500 m2 olduğunu kararlaştırmış, bu yeri sözleşmenin eki olan krokide D harfi ile göstermiştir.
Taşınmazın bulunduğu yer belediyesinin dosyaya verdiği 22.12.2004 ve 03.10.2006 tarihli yanıtlardan 350 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 28.06.2004 tarihinde ilgili bakanlıkça onaylandığını, 350 parselin imar planının konut alanında kaldığını, 500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün müstakilen ifraz edilebileceğinin bildirdiği görülmektedir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18/Son maddesi hükmü imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parsellerin hisselere bölünmesini engellemek amacı taşıdığından ve eldeki davada 350 parselin bulunduğu alanda uygulama imar planı yapılarak kesinleştiği saptandığından mahkemece, yetkili merciin az yukarıda verdiği yanıtlar çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılarak bir hüküm kurulması yerine davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 550 YTL. Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy