(818 S. K. m. 249, 272)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 28.10.2005 gününde verilen dilekçe ile kira sözleşmesinin feshi ve teminat mektubunun iadesinin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 6.3.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 26.05.2005 tarihli hasılat kira sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan kira sözleşmesinin feshi ve teminat mektubunun iadesi istemlerine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yanlar arasındaki 26.05.2005 tarihli kira sözleşmesi konusunun imkansız olması nedeniyle sözleşmenin feshedilmiş sayılmasına, davacı tarafından sağlanan 29.820,00 YTL. bedelli teminat mektubunun davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı kiracılar ile davalı temyiz etmiştir.
1- Dosyada yer alan ihale şartnamesinden mülkiyeti davalı Belediye'ye ait Sümeyye Hatun Hastanesi ve Doğumevi binasının içindeki demirbaşları ile beraber ve Hastane olarak işletilmesi koşuluyla ihaleye çıkartıldığı, davacı şirketlerin bu koşula uygun işletme faaliyetinde bulunmak üzere ihaleye iştirak ederek davalı Belediye'ye ait binayı malzemeleri ile birlikte kiraladıkları anlaşılmaktadır. Hastane olarak işletilmesi gereken bir yerin işletmesinin ruhsata bağlanması zorunludur. Ne var ki, kiralanan bina projelerinin bu konuda çıkartılan yönetmeliğin 24 ve 31. maddeleri hükümlerine uygun düşmediği, bu haliyle de İl Sağlık Müdürlüğü tarafından ruhsat verilemeyeceğinin bildirildiği sabittir. Davacılar işletme ruhsatı alıp yasal olarak işletemeyecekleri binada kiracı olmaya zorlanamazlar. Gerçekten; somut uyuşmazlığa uygulanması zorunlu Borçlar Kanunu'nun 272. maddesinin yaptığı gönderme nedeniyle anılan yasanın 249. maddesi uyarınca kiralayanın kiralananı akitteki gayeye uygun kullanmak üzere kiracıya teslim etmesi ve kira süresinde bu halde bulundurması gerekir. Şayet, kiralayan yasadan kaynaklanan teslim ve kullanmaya elverişli bir halde bulundurma borcunu ihlal ederse yasa hükmü kiracıya ya akdin feshini veya kira ücretinden uygun bir miktarın tenzilini isteme yetkisi tanımıştır. Olayda, kiralananın akitteki gayeye uygun kullanılamayacağı saptandığından mahkemece Borçlar Kanunu'nun 249. maddesi hükmü gözetilerek akdin feshine ve akit nedeniyle davalı kiralayana teslim edilen teminat mektuplarının iadesine karar verilmesinde yasaya aykırılık yoktur. Davalının bütün bu hususlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davada, sözleşmenin feshi ile birlikte teminat mektuplarının iadesi talep edilmiştir. Kısaca davanın değeri fesih dava konusu yapılan sözleşmedeki yıllık kira parası tutarı ile teminat mektubu bedelinin toplamından ibarettir. Ne var ki, davacı teminat mektubu bedelini müddeabihe dahil etmemiş, dava değeri olarak yıllık kira parası toplamı 496.849.00 YTL'yi göstererek bu değer üzerinden dava peşin harcını ödemiştir. Mahkemece, dava kabul edildiğinden vekil ile temsil olan davacılar yararına harcı ödenen bu değere uygun nisbi avukatlık ücreti takdiri gerekirken müddeabihe dahil edilmeyen teminat mektubu değeri üzerinden avukatlık ücreti tayini doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bent uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 06.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy