(4721 S. K. m. 724) (1086 S. K. m. 204, 417) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.03.2003 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istemine dayalı tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı Hüseyin Kuskan vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 96 parsel numarası ile murisleri İbrahim oğlu Hüseyin Kuskan adına kayıtlı taşınmaz üzerine kayıt malikinin sağlığında ve onun rızası ile bina yaptıklarını, yapılan binanın nitelikli yapılardan olup, arsa değerinden çok daha yüksek değerde bulunduğunu, bina yapmada temellük amacıyla hareket ettiklerini ve iyiniyetli bulunduklarını ileri sürerek Medeni Kanunun 724. maddesi hükümleri gereğince arsa değerini ödemeleri karşılığında taşınmaz tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalılardan kayıt maliki İbrahim oğlu Hüseyin'in torunu olduğu anlaşılan Mehmet oğlu Hüseyin Kuskan ise süresinde düzenleyerek mahkemeye sunduğu 21.03.2003 günlü cevap lahiyası ile iyiniyetle yapı yapıldığı iddiasını kabul etmeyerek davacı iddiasının reddini taleple birlikte karşı dava olarak, davacılar tarafından davaya konu edilen 96 parselde miras payına yapılan elatmanın önlenmesini ve haksız işgal tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece açılan dava ve karşı davadaki tüm istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı Mehmet oğlu Hüseyin vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre, davacılar İbrahim ve Enver vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ve hükümde karşı davacı olarak nitelendirilen Mehmet oğlu Hüseyin Kuskan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
a- Davalı Mehmet oğlu Hüseyin Kuskan'a dava dilekçesi 18.03.2003 tarihinde tebliğ edilmiş olup, adı geçen tarafından düzenlenen cevap lahiyası mahkemeye 21.03.2003 tarihinde verilmiştir. Bu dilekçede açık bir biçimde davaya konu 96 parselden mirasen ve intikalen kendisine gelen payına davalılarca yapılan elatmanın önlenmesi ve yararlanamadığı süre için de ecrimisil ödenmesi istenilmiş ise de, karşı dava istemi biçiminde gelişen bu talebi bakımından dava harcı ödememiştir. Bu dilekçenin verildiği tarihten itibaren hüküm tarihine kadar herhangi bir harç ödenmediğine göre karşı davanın rüyet edilir (bakılabilir) duruma geldiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca, süresi içerisinde açılmış karşı dava olmadığına göre böyle bir dava varmış gibi buna hukuki sonuç bağlamak ve bu cümleden olarak reddedildiğinden söz edilerek vekil ile temsil edilen davacı yararına ücreti vekalet takdirine karar vermek yasaya aykırılığı oluşturmuştur.
b- Bundan ayrı davacı iddiasının sübutu bakımından taşınmaz ve arsa değerlerinin ilk keşifte belirlenen değerlerine davalı Hüseyin Kuskan tarafından yapılan itiraz yerinde görülerek ikinci keşfe gerek duyulduğuna göre bu keşif için davalı Hüseyin Kuskan tarafından yatırılıp, keşif sonucu sarfına karar verilen 434.70 YTL.nin masraflar bakımından hüküm kurulur iken davacıdan alınarak davalı Hüseyin Kuskan'a verilmesine karar verilecek yerde, bu giderin davalı Hüseyin üzerinde bırakılması da HUMK. 417/ilk cümlesine aykırılığı oluşturmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2/a-b bentlerinde yazılan nedenler ile davalı Hüseyin Kuskan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 28.01.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy