(4721 S. K. m. 747) (1086 S. K. m. 3)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.05.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.07.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Sabri Can ve Kemal Aydın tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı Sabri Can ve davalı Kemal Aydın temyize getirmiştir.
Dava, 25.05.2005 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Sulh Hukuk Mahkemesi bu tarihte mamelek hukukundan doğan değer ve miktarı 5000.00 YTL.'yi geçmeyen davaları görmekle görevlidir. Keşif yerinde hazır edilen ziraatçı bilirkişinin dosyaya sunduğu 09.05.2007 tarihli raporda geçit yeri için 7 adet seçenek belirlenmiş olup, öngörülen her bir seçenekte geçit yerinin değeri 5000.00 YTL'nin üzerinde saptanmıştır. Mahkemece uygun görülerek davacı taşınmazı yararına geçit hakkı kurulmasına karar verilen ve krokide 4 numaralı seçenek olarak gösterilen geçit yerinin toplam değeri de 5.747.43 YTL'dir.
Geçit hakkı davalarında geçit yeri olarak belirlenen güzergahın davacı taşınmazından ana yola ulaşacak kısmına kadar olan bölümü uyuşmazlığın tamamını oluşturur. Bu uyuşmazlık bölünüp parçalanabilen bir uyuşmazlık olmayıp tekil bir uyuşmazlıktır. HUMK. nun 3/1 maddesi gereğince bölünemeyen davalarda birden ziyade taşınmaz bölümlerine rastlayan zemin değerleri toplamı müddeabih değerini oluşturur.
Bu açıklamaya göre, davanın açıldığı tarih itibariyle geçit yeri olarak saptanan her bir alternatifte gösterilen zemin değerleri 5000.00 YTL'nin üzerinde olmakla davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunmaktadır. Bu nedenle, kamu düzeninden olan görev hususu resen gözetilerek dava dilekçesinin görev noktasından reddi yerine çekişmenin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 06.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy