(818 S. K. m. 18, 61, 158) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.03.2004 gününde verilen dilekçe ile alacak, karşı davada 29.04.2004 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.12.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne, davalı vekilinin duruşma talebinin duruşma pulu bulunmaması nedeniyle reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı ortaklık, İR ... sayılı krom sahası alanını rödövans karşılığı işletmek üzere davalı ile 28.08.1995 tarihli sözleşmenin imzalandığını, 5 yıl olan sözleşme süresinin 28.08.2000 tarihinde sona erdiğini, bu süre içerisinde taahhüt edilen asgari 200.000 ton krom cevheri ürettiklerini, davalının süre sonunda sahada bırakıldığı gerekçesi ile 85.007 ton krom cevherine stok sahasından kaldırılmak üzere makul bir süre vermeden el koyduğunu, bilahare bu cevheri sattığını, cevher bedeline karşı fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10 milyar liranın davalıdan tahsilini, toplam 179.914.000.000.TL. teminat mektubunun iadesine karar verilmesini istemiştir. Islah yoluyla da krom cevherinin haksız el konması ve satışından kaynaklanan alacak miktarının 7.832.734.00 YTL. olduğunu, bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cevap ve karşı dava dilekçesinde; 28.08.1995 günlü sözleşmenin 16 ve 28/3. maddeleri hükmüne göre davacıların, sözleşmenin sona ermesini takiben stoklarını 3 ay içinde sahadan kaldırılması gerektiğini, aksi takdirde bu stokların bedelsiz olarak kiralayana intikal edeceği hükmü bulunduğunu, davacılara 6 aylık ve 12 aylık olmak üzere iki kez süre uzatımı verildiğini, bu sürenin 28.05.2002 tarihine kadar uzamasına rağmen sözleşme hükmünün yerine getirilmediğini, dolayısıyla, stok sahasına haklı olarak el konduğunu, davacının alacak iddiasının dinlenemeyeceği gibi teminat mektuplarının iadesini de isteyemeyeceğini, karşı davasında ise, davacının 3.500.000 m3 bedelsiz dekapaj işlemi yapması gerekirken 2.269.264 m3 dekapaj yaptığını, 1.230.736 m3 eksik dekapaj yapılmasından kaynaklanan 1.915.484.03 ABD doları alacağı olduğunu, yine sözleşmeye göre çizilmesi gereken harita bedelinden 23.957.938.143 lira alacaklı olduğunu ileri sürerek bunların tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacı ortaklığın el konulan krom cevherinden alacağı 4.337.930.80 YTL'nın dava tarihinden değişen oranda reeskont faizi ile birlikte davalı ve karşı davacıdan tahsiline, koşullar oluşmadığından teminat mektubunun iadesi isteminin reddine, karşı davada ise, 23.957.93 YTL. harita çizim bedelinin karşı dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalı ve karşı davacıdan tahsiline, davacının eksik dekapaj isteğinin sözleşmede hüküm bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacıların bütün, davalı idare'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasındaki 28.08.1995 günlü sözleşmenin süre bitiminde veya sözleşmenin feshinde madenlerdeki varlıkların Etibank'a geçmesi başlıklı 28. maddenin 3. fıkrasında aynen işletmeci sahada mevcut maden stoklarını sözleşmenin sona ermesini müteakip 3 ay içerisinde sahadan kaldırır. Bu süre içerisinde sahadan kaldırılmayan stoklar bedelsiz olarak Etibank'a intikal eder. hükmü bulunmaktadır. Sözleşme süresi 28.08.2000 tarihinde sona ermiştir. Davacı ve karşı davalı bu süreden sonra stoklardaki maden cevherinin kaldırılması için kiralayandan 08.09.2000 ve 16.07.2001 tarihlerinde ek süreler istemiş, verilen ek sürelerle maden sahasındaki stok'un 28.05.2002 tarihine kadar kaldırılması idare tarafından uygun bulunmuştur. Her iki süre uzatım isteğinde de davacıların ...verilen süre uzatım tarihinden sonra stok sahasında cevher kaldığı takdirde bu cevherler üzerinde hiçbir hak iddia etmeyeceklerini beyan kabul ve taahhüt ... ettikleri görülmektedir. Gerek taraflar arasındaki 28.08.1995 günlü sözleşmenin 28. maddesinin 3. fıkrası, gerekse davacıların taahhütnamelerindeki beyanlarına bakılırsa sözleşme hükmündeki ...sahadan kaldırılmayan stoklar bedelsiz olarak Etibank'a intikal eder... sözleri Borçlar Kanununun 158. maddesinin 2. fıkrasındaki ifa'ya eklenen cezai şarta ilişkindir. Burada taraflar asıl borcun (stok sahalarındaki maden cevherinin kaldırılmasının) belirli zamanda veya yerde yerine getirilmesini kuvvetlendirmek amacıyla ceza ödenmesini kabul etmiştir. Davacı ortaklığın, 08.09.2000 ve 16.07.2001 tarihli başvurusu üzerine davalı kiralayanın taahhüt karşılığı ek süreler vermesi bu kabul şeklini değiştirmez. Basiretli bir tacir olması gereken borçlu ek süreler sonunda da temerrüde düşmüştür. Taraflar arasındaki sözleşme hükmü hiçbir yorumu gerektirmeyecek biçimde açık olduğundan, artık akitlerin tefsiri başlıklı Borçlar Kanunu'nun 18. maddesinden yararlanılarak tarafların sözleşmedeki gerçek amaçlarının yorum yoluyla ortaya çıkarılmasını gerektiren bir neden de bulunmamaktadır.
Ancak; Bilirkişi raporuna göre, el konulan stok sahasında hem rödövans bedeli ödenmiş krom cevheri, hem de rödövans bedeli ödenmemiş cevher vardır. Davacının rödövans bedeli ödediği krom cevherinden davalı idare'nin hem satış suretiyle gelir sağlaması, hem de davacılardan rödövans bedeli alması sebepsiz zenginleşmeye neden olur. O yüzden mahkemece, bilirkişilerden alınacak ek raporla sahadaki cevhere davacının ödediği rödövans hesaplattırılmalı, davalı idare'den sadece bu rödövans bedelinin tahsili ile yetinilmelidir.
Yukarıda sözü edilen 28.08.1995 günlü sözleşmenin 31.maddesi hükmünde sözleşme ekleri arasında fizibilite raporu örneği de sayılmıştır. Sözleşmenin ayrılmaz parçası olarak kabul edilen fizibilite raporunun Üretim Yöntemi başlıklı 1.6.maddesinde ise üretim yöntemi açık işletme olup, yaklaşık 3.500.000 m3 dekapaj ve 200.000 ton cevher üretimi işi gerçekleştirilecektir. hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu hükme göre sözleşme süresince davacıların gerçekleştirmeyi taahhüt ettikleri dekapaj miktarı 3.500.000 m3'dür. Aynı hükmün, fizibilite raporunun 1.13.maddesinde de tekrar edildiği görülmektedir. Kuşkusuz davacılar, taahhüt ettiklerinin altında bir dekapaj üretimi gerçekleştirmişse, davalı idare dekapaj farkının bedelini davacılardan talep edebilir. Görülüyor ki, bilirkişilerin ve mahkemenin kabul ettiğinin aksine sözleşmede, dekapajin asgari miktarına dair hüküm bulunmaktadır. Davalı ve karşı davacının, eksik dekapaj miktarından alacak iddiası da açıklanan nedenlerle özellikle davalı idare'nin 07.08.1998, 06.05.2002 tarihli yazıları ve E... Krom A.Ş. Yönetim Kurulu'nun 27.02.2004 tarihli yönetim kurulu karar gerekçesi de dikkate alınarak inceleme konusu yapılmalı, bilirkişilerden alınacak ek raporda bu konunun da değerlendirilmesi yaptırılarak sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, davalı ve karşı davacının dekapaj isteğinden kaynaklanan alacağının sözleşmede hüküm bulunmadığından söz edilerek reddi de doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının bütün, davalı ve karşı davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bent uyarınca davalı ve karşı davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 29.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy