(Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği m. 45)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 03.07.2007 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.09.2007 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil istemi ile açılmış, mahkemece, sözleşmede belirtilen miktardaki bir yerin İmar Kanunu hükümleri gereğince ifrazının mümkün bulunmaması hükme gerekçe yapılarak dava ret edilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dayanağı 12.6.2000 gün ve 3742 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi Silifke Noterliğince düzenlenmiş olup, kanuni şekil şartlarını taşıyan, geçerli bir sözleşmedir. Sözleşmeye göre satışa konu edilen 1270 parsel numaralı taşınmaz 2986,73 metrekare olup, gönderilen pafta örneğine göre kuzeybatı sınırı boyunca köy yoluna sınır teşkil etmektedir. Bu parselden sözleşme gereği 306 metrekarelik bir bölümün satışı vaad edilmiştir. Yapılan keşifte fen bilirkişisi, keşif sonrası yereline giderek çizdiğini belirttiği krokide, satıma konu yeri 322,95 metrekare yüzölçümünde ölçtüğünü ve A harfi ile gösterdiğini bildirmiş ve bu kroki İl Bayındırlık Müdürlüğüne gönderilerek ifrazının mümkün olup olmadığı sorulmuştur. İlgili Müdürlüğün İl Özel İdaresi kanalıyla yaptırdığı inceleme sonucu; satıma konu taşınmazın Mara Köyü köy yerleşik alanı içerisinde olduğu açıklanarak Plansız Alanlar Yönetmeliğinin 45. maddesine uygun boyutlara ulaşan bir zemin ortaya çıkmadığı sebebiyle krokide belirtildiği şekilde ifrazın kanuni olmayacağı bildirilmiştir. Gönderilen kroki uyarınca verilen cevap davanın reddini gerekli kılar nitelikte ise de; yapılan uygulama ve araştırma hükme yeterli bulunmamaktadır.
Satılan yerin miktarı dikkate alındığında, dava dilekçesine ekli krokide görüldüğü üzere, davacıya satımı vaad edilen yerin yola cephe teşkil edecek biçimde 1270 parselin kuzeybatı köşesine yerleştirildiği açıktır. Taşınmazın bu bölümünde yola 15 metre cephe teşkil edecek biçimde, derinliği 20 metreye ulaşacak bir bölümün ifrazı ile davacıya temlikinin yapılması, Plansız Alanlar Yönetmeliğinin 45. maddesine aykırı düşmemektedir. Bu boyutlarda bir yer, satışı vaad edilen miktarı da aşmayacaktır. Eğer fen bilirkişisi tarafından çizilen krokide A harfiyle gösterilen bölmede davacı tarafından yapılan bir bina mevcut değil ise; tarafların satış sırasında ortak iradeleri ile belirledikleri biçimde, az yukarda açıklandığı üzere taşınmazın kuzeybatı köşesine gelecek şekilde istemin karşılanması kanuna aykırı düşmemektedir. Bu yolda bir inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde yatırana iadesine, 31.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy