(1086 S. K. m. 1, 8)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.04.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne dair verilen 29.12.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, maliki olduğu taşınmazını 01.01.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı M.'a kiraladığını, kira akdinin 5. maddesinde aykırı olarak alt kiracı konulmayacağı yasağı olmasına rağmen kiracı M.'ın kiralananı davalıya işgal ettirdiğini bildirerek mülküne yapılan davalının elatmasının önlenmesi ile tahliyesi ve aylık 350 YTL'den 1.225YTL ecrimisilin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Bu tür davalarda, dava değeri, elatmanın önlenmesi istenilen taşınmazın değeri ile ecrimisil miktarı toplamından oluşur. Harçlar Kanunun 16/II maddesinde de taşınmazın aynına taalluk eden davalarda ecrimisil isteminin de bulunması halinde harcın, taşınmazın değeri ile talep olunan ecrimisil tutarı üzerinden alınacağı hükme bağlanmıştır. Davacı dava dilekçesinde 1.225,00YTL ecrimisil değerini göstermiş dava konusu taşınmazın değeri hakkında bir açıklama getirmemiştir. Yargılama aşamasında da Mahkemece davacıdan bu hususta bir açıklama istenmemiş ve taşınmazın değeri belirlenmemiştir. Bu nedenle, HUMK. nun 1/II maddesi gereğince dava konusu taşınmazın ve istenilen ecrimisilin davanın açıldığı tarihteki bedellerinin toplamı, mahkemece resen incelenerek HUMK. 8/1. maddesine göre öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, görev konusu gözden kaçırılarak davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy