(1086 S. K. m. 13, 22)
Dava ve Karar: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.02.2000 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.10.2000 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacılar, murisleri S. T.'e ait toplam 16 parça tapu kaydı üzerinde, Tuncel Kağıtçılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin borçlarına teminat teşkil etmek üzere davalı Optima Bank lehine tesis edilen ipoteğin, tesis edildiği 30.01.1996 tarihindeki yasa ve genelgelere aykırı olduğu için terkinini istemişler, davalı Tapu Sicil Müdürlüğü öncelikle selahiyet itirazında bulunmuş, esas yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı Optima Bank (off shrore) Limited davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme, ipotek tesisine ilişkin resmi senette tarafların İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkisini kabul etmiş oldukları gerekçesiyle davalı idarenin selahiyet itirazını reddetmiş ve esas yönünden davanın reddine karar vermiştir. Hükmü davalı Tapu Sicil Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacıların murisi S. T. ile davalı Optima Bank (of shore) namına Y. Ö. arasındaki 29.01.1996 gün ve 987 yevmiye numaralı Resmi senedin incelenmesinden; Tuncel Kağıtçılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin Optima Bank (Off Shore) Limited Şirketine doğmuş ve doğacak kefaletler dahil bil cümle borçlarına karşılık teminat teşkil etmek üzere S. T.'in toplam 16 adet taşınmaz tapusundaki hisseleri üzerinde Optima Bank (Off Shore) lehine ipotek tesis edildiği böylelikle taşınmaz mal üzerinde hak sağlandığı ve tarafların ihtilaf halinde İstanbul (Sultanahmet) mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu kararlaştırdıkları anlaşılmaktadır. Ancak yine aynı resmi senetten anlaşıldığına göre; üzerinde ipotek tesis edilen taşınmazların tümü Çatalca'dadır.
HUMK. nun 22. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin bulunmadığı taktirde tarafların yetkili mahkeme konusunda yazılı sözleşme yapmaları mümkündür. Ne var ki, aynı kanunun 13. madde hükmüne göre gayrimenkule müteallik davalar, gayrimenkulün bulunduğu mahal mahkemesinde görülür. Bu hüküm kamu düzenine ilişkin bulunmakla aksine yetki sözleşmesi yapılması olanaklı değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece HUMK. nun 22 ve 13. maddeleri birlikte değerlendirilerek dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar vermek gerekirken, geçersiz yetki sözleşmesine değer verilerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy