(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.8.2006 tarihinde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i, kal, geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın görev noktasından reddine (görevsizlik) dair verilen 22.12.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 31 parsel maliki davacılar tarafından 30 parselin kat malikleri aleyhine Türk Medeni Yasasının 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı tesisi, elatmanın önlenmesi ve kal taleplerine ilişkindir.
Dava değeri dilekçede 3.500,00 YTL olarak gösterilmiş ve dava 31.08.2006 gününde açılmıştır.
Geçit hakkı verilmesine ait davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir.
Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergah saptanırken, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır. Taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu hallerde bu husus gerekçelendirilerek geçit hakkı tesisi edilmelidir.
Hiç kuşkusuz geçit hakkı davalarında dava konusu istenen geçit güzergahı olduğundan mahkemenin görevi geçit kurulacak yerin dava tarihindeki değerine göre belirlenir.
Somut olayda istenen geçit yerinin bedeli bilirkişilerce 20.150,00 YTL olarak saptandığından mahkemenin görevsizlik kararı vermesi yerindedir. Mahkeme görevli olmadığına göre davacının geçit tesisi istemiyle birlikte sair talepleri de görevli mahkemece incelenecektir.
Sonuç: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bütün dosya içeriğine göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 18.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy