(4721 S. K. m. 683, 724, 995)
Dava ve Karar: Davacı-k.davalı vekili tarafından, davalı-k.davacı aleyhine 3.10.2000 tarihinde verilen dilekçe ile şerhin kaldırılması, elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve karşı dava olarak temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 12.5.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı-k.davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, 108 ada 1 parsel s. taşınmazın tapu kaydı beyanlar hanesine yazılan Üzerindeki okul, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılmıştır. Bu parsel üzerinde yapılan A harfi ile gösterilen yapının zemin katı Yedisu Belediyesi ve 1.katı Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılmıştır şerhinin terkini, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemleri ile açılmıştır.
Davalı ve karşı davacı Belediye Tüzel Kişiliği ise koşulları oluştuğundan 108 ada 1 parsel üzerindeki krokide A harfi ile gösterilen taşınmazın Türk Medeni Yasasının 724. maddesince temliken tescilini talep etmiştir.
Mahkemece Hazine tarafından açılan davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davacı Hazine temyiz etmiştir.
Kısaca, bir taşınmaz mal üzerinde malikinden bir başkasına ilişkin yapı veya ağaç varsa bunlar muhtesat olarak ifade edilir. Muhtesatın 3402 s. Kadastro Yasasının 19. maddesinden yararlanılarak tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi olanaklıdır. Muhtesat şerhi verilmekle yapı sahibinin hakları ile arazi sahibinin hakları yek değerinden ayrılır ve bu şerh yapı sahibine arazinin maliki olmamasına rağmen başkasına ilişkin arazideki yapıyı kullanma hakkı sağlar. Bu haklar yapının yıkılması, yanması veya muhtesat sahibinin bu hakkından vazgeçmesi suretiyle sona erer. Somut olayda, 108 ada 1 parsel üzerindeki krokideki A harfi ile gösterilen ve kırmızı boyanan taşınmazın zemin katını davalı belediyenin ondan sonraki katın Milli Eğitim Müdürlüğünce yapıldığı saptanarak kaydın beyanlar hanesinde gösterildiğine göre söylendiği şekilde yapı ortadan kalkmadan veya muhtesat hakkı sahibi hakkından vazgeçmeden şerhin terkini istenemez.
Mahkemece bu olgular gözetilerek hazine tarafından açılan davanın reddinde usul ve kanuna aykırılık yoktur.
Karşı davanın kanuni dayanağı ise Türk Medeni Yasasının 724. maddesidir. Gerçekten anılan bu hüküm uyarınca kanunun aradığı koşullar ortaya çıkmış ise malzeme sahibi yapının kapsadığı alan ve onun zorunlu kullanma alanının adına tescilini isteyebilir. Kuşkusuz bu durum Türk Medeni Yasasının 683. maddesinin malike tanıdığı kullanma ve yararlanma hakkının bir istisnasıdır.
Temliken tescil davalarında davanın kabulü için aranan en önemli unsur kuşkusuz malzeme malikinin iyi inançlı olmasıdır. 108 ada 1 parsel s. taşınmazın evveliyatı da hazine adına tapuda kayıtlı ve çapa bağlıdır. Çapa bağlı taşınmazlarda iyiniyet iddiasında bulunulamayacağından, sair taraftan, krokide (A) harfi ile gösterilen yerle ilgili tutanağın beyanlar hanesindeki muhtesat şerhi iptal edilmeden davalı ve davacı iyiniyet iddiasını ileri süremez. Kaldı ki, tapuda okul ve arsası niteliğinde kayıtlı kamu malı bir taşınmaz temliken tescil davasına konu olmaz.
Mahkemece tüm bu yönler gözetilerek karşı davanın da reddi yerine istemin hüküm altına alınması kanuna aykırıdır.
Karar açıklanan sebeplerle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, 16.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy