(1086 S. K. m. 76) (4721 S. K. m. 6, 683)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.7.2006 tarihinde verilen dilekçe ile sınır tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.1.2007 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı O. G. tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Dava, 194 ada 24 parselin paylı maliki A. K. tarafından O. G. hasım gösterilmek suretiyle 24 parsel içindeki erik, hurma, söğüt ağaçlarının kesildiği ve zaman zaman sınırdaki çit ve teller kaldırıldığı iddiasıyla ancak sonuçta 24 parsel ile davalı kişinin tapu kapsamlarının hükmen tespitine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı yargılamaya katılmamış, savunmada bulunmamıştır. Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişinin 11.12.2006 günlü rapor ekindeki krokiye bakılarak davacının paydaşı olduğu 24 parselin komşusu 47 ve 49 parsellerle arasındaki sınırın krokide gösterildiği biçimde tespitine karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
HUMK.nun 76. maddesi uyarınca bir davada hakim yalnızca tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve netice talepleri ile bağlıdır. Dava dilekçesinde yazdıkları kanun hükümleri ve yaptıkları tavsifle bağlı olmayan hakim olaya uygulanacak kanun hükümlerini bulmak ve uygulamakla resen görevlidir.
Dava dilekçesi okunduğunda mülkiyet hakkı sahibi davacının bazı fiili eylemleri bildirerek davalının elatmasının önlenmesini talep ettiği görülmektedir. Gerçekten, Türk Medeni Yasasının 683. maddesi hükmünce mülkiyet hakkı sahibi çap kapsamındaki taşınmazına başkalarının haksız müdahalesinin men'ini isteyebilir.
Türk Medeni Yasasının 6. maddesi gereğince de iddia sahibi davacının dilekçesinde varlığını öne sürdüğü eylemli davranışların davalı tarafından meydana getirildiğini ispat etmesi gerekir. Salt teknik bilirkişinin müdahaleyi belirleyen kroki ve raporu iddia edilen eylemlerin davalı tarafından ika edildiğini göstermez.
Fiili müdahale maddi bir olay olduğundan davacının 21.11.2006 tarihli dilekçesinde yazdığı tanık R. Ç. keşif yerinde dinlenmeden iddia kanıtlanmış gibi istemin aslında men'i müdahaleye ait olduğu da gözden kaçırılarak tesbit hükmü şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle bozulmasına, peşin harcın istem halinde yatırana iadesine, 18.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy