(492 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 1, 8) (YHGK. 29.03.2006 T. 2006/14-91 E. 2006/115 K.)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 7.6.2005 tarihinde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.10.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile 7.6.2005 gününde Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmıştır.
Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davada 21.5.1997 tarihli biçimine uygun düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanılmıştır. Gerçekten, bu sözleşmede satımı vaad edilen dava konusu taşınmazların 1 milyar TL. değerinde olduğu yazılıdır. Az yukarda söylendiği üzere dava 7.6.2005 gününde açılmış, mahkemeden hukuki himaye bu tarihte talep edilmiştir. 492 s. Harçlar Yasası'nın 16. maddesince müdahalenin men'i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK.nun 1. maddesi gereğince de görev dava edilen şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Sair yandan taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran Sulh Mahkemelerinin görevini tayin eden 8. madde kapsamında da değildir. Tüm bunlar dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ait olduğu tartışmasızdır. Böyle olunca mahkemenin görevi belirlenirken sözleşmede yazılı değere bakmamak eldeki davanın gayrimenkulün aynına ait tapu iptali ve tescil davası olduğu düşünülerek dava konusunun davanın açıldığı gündeki değeri keşfen belirlenerek görevli mahkemeyi tayin etmek, şayet Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ise dava dilekçesinin görev noktasından reddetmek aksi durumda davayı esastan karara bağlamak gerekir. Yüksek Hukuk Genel Kurulu'nun 29.3.2006 tarih ve 2006/14-91-115 s. kararı da bu doğrultudadır. Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı şekilde kamu düzeninden olan görev konusu bir yana bırakılarak çekişmenin esasının tetkiki doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istem halinde yatırana iadesine, 11.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy