(4721 S. K. m. 683) (1163 S. K. m. 1)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 27.07.2006 tarihinde verilen dilekçe ile su yoluna el atmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.12.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, davalı kooperatifin sulama tesislerinden yararlandırmama suretiyle ortaya çıkan muarazanın giderilmesi ve zararın tahsili istemleriyle açılmıştır.
Davalı kooperatif davacının kooperatif üyesi olmadığını, uygulamanın çeltik komisyonu kararına dayalı olarak yapıldığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalı kooperatifin muarazasının giderilmesine 663,00 YTL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
1163 s. Kooperatifler Yasasının 1. maddesinde yapılan tanıma göre, kooperatifler tüzel kişiliğe haiz olmak üzere ortaklarının belli ekonomik yararlarını iş gücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla kurulan ortaklıklardır. Özellikle sulama kooperatiflerinin amacı Devletçe yapılmış veya yapılacak sulama tesisleri veya her ne suretle olursa olsun tarım sahalarından çıkarılacak suyun ziraatte kullanılması ile ilgili çalışmaları yapmak kurulmuş olan sulama tesislerini işletmek, işlettirmek ve bakımını yapmak veya yaptırmaktır. Görülüyor ki, gerçek kişilerle kooperatifler arasındaki ilişki ortaklık ilişkisine dayalıdır. Bir kooperatifin yapmak veya yaptırmak zorunda olduğu iş ve işlemlerden ancak o kooperatifin üyesi olan ortağı yararlanabilir. O yüzden mahkemece öncelikle davacı gerçek kişi ile davalı kooperatif arasında ilişkinin bir ortaklık ilişkisi olup olmadığı kooperatife ilişkin ana sözleşme sağlanarak ve lüzumunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak saptanmalı, davacı davalı kooperatifin ortağı ise davalının davacının sulama tesisinden yararlanmasını men eden kooperatif işlemlerinin kanuni bir dayanağı olup olmadığı araştırılmalı, davacının istemi böylelikle hükme bağlanmalıdır.
Eksik araştırma ve incelemeye dayalı kararın açıklanan sebeple bozulması gerekir.
Kabulü göre de; dava 27.07.2006 gününde açılmış ve dilekçede delil tespiti suretiyle alınan rapora gönderme yapılarak dava değeri 663,00 YTL gösterilmiştir. Kısaca istenen zarar tutarı 663,00 YTL olup, davacı ıslah suretiyle müddeabihi artırmamıştır. Hal böyle iken HUMK.nun74. maddesinde hükme bağlanan taleple bağlılık kuralı bir yana bırakılarak tazminat isteminin 1563,00 YTL üzerinden kabulü yanlıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde yatırana iadesine, 30.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy